Ecz.Süleyman ARSLANTÜRK

Eczane Eczacısı ve Yardımcı Eczacı

01-12-2018


Ecz. Süleyman ARSLANTÜRK 

 

ECZANE ECZACISI ve YARDIMCI ECZACI


1971 Eylül ayı. Tedirgin tedirgin, telaşlı telaşlı yürüyen, acemice uçan bir kuş gibiyim.
Eczacı mıyım, neyim? Şehrim Denizli’deyim.
Elimde yarım dosya kağıdına yazılmış “çıktı” belgesi ve eczane açma evrakları var. Boynunda steteskop’lu eczacı odası başkanı Ecz. Burhan Uzunoğlu’nun Saray Eczanesi’nde çay içiyoruz.
“Süleyman, bu muvazaalı eczaneyi açmaktan vazgeç!” diye öğüt verdi.
“Sıra bana gelince mi olmuyor!” demedim. O zamanlar %25 kadar muvazaalı eczane var idi.
Zamanı belirsiz askerliğimi, çaresizliğimi, deneyimsizliğimi, parasızlığımı anlattım.
Bu işlerden biraz ben de çakıyorum artık, anlamında gülümseyerek, “Burhan ağabey, bu kadar muvazaasız eczane içinde bir tek de muvazaalı eczane olsa ne olur ki? demiştim.
İstediğim evrakı verdi ve “Dikkat et, Allah korusun!” dedi. Korkuma korku ekledi.
Çeşitli nedenlerle açılamadı o muvazaalı eczane. Öfke ile şehrimi terk ettim, başka bir yörede, boyumdan büyük borç, hesapsız riskler ile yapayalnız muvazaasız eczanemi açmıştım.
Başıma gelenler, başımdan geçenler, başımda esenler buralara sığmaz.
Eczacı olmuş, eczane açamadığı gibi, yardımcı eczacılık yapacak bir kapı da bulamamış, daha bismillah demeden bunalmış, şekil değiştirmiş muvazaalar ile karşı karşıya kalmış yeni meslektaşlar zorda.
Yazık.
Eczane eczacısı net tarif edilmediğinden, “yardımcı eczacı”, “ikinci eczacı” da havada asılı kaldı.
Nedir Olup Bitenler?
1950’de iktidar değişince “Küçük Amerika” olmak için avuç açıldı, yollar açıldı, can atıldı.
1953’deki 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Yasası ile:
1. Gereği kadar eczane açma kısıtlaması kaldırıldı. Her diplomaya bir eczane açma yolu açıldı.
2. Eczanelerde ilaç hazırlama günden güne azaldı, ilaç sanayisi günden güne palazlandı.
3. Eczacı başında olsun dendi, ne yapacağı söylenmedi, şikayet olmazsa hatırlanmadı, karışılmadı, dert, hal, hatır, nerelerdesin sorusu sorulmadı.
4. 1965-1970 yılları arasında, yüksek binalardan bir iki kat kiralanarak, kültür mantarı gibi, sayısız, sınırsız, sınavsız “Özel Eczacılık Yüksek Okulu ” açıldı.
Bu okulların anayasaya aykırılığı kanıtlanana kadar, o okullarda, beş yılda, gündüz, gece vardiyaları ile, fakültelerde 50 yılda yetişen eczacıdan daha fazla eczacı yetiştirildi.
Anayasaya aykırılığı kanıtlanınca da o okullar kapatılamadı, kapatılmadı; devletleştirildi.
Eczacı yetiştirmekte hız hiç kesilmedi, inadına artırıldı. Eczacılık fakültesi sayısı şimdilik 42 oldu.
5. Her ilaç kutusuna “reçetesiz satılmaz” yazıldı, gel gelelim piyasada reçete yok, eczane çok idi.
1970 yılından sonra dip dibe, diş dişe, göz göze, sırt sırta, yan yana açılan eczanelerden ortaokuldan terk çocuklara, bağıra bağıra, çağıra çağıra, torba torba, koli koli ilaç sattırılmasına göz yumuldu, kulak tıkandı, seyirci kalındı. Yetmedi, bakkallarda da antibiyotik dahil, ne ilaçlar, ne ilaçlar satıldı, sattırıldı.
( Şimdi de yeni anlamışlar, yeni görmüşler, yeni duymuşlar gibi baskı üstüne baskı yapıyorlar, sopa gösteriyorlar. Öğrenci olsaydım, genç eczacı olsaydım arkasından ne geliyor ki diye uyuyamazdım.)
6. Çerçeveli diploma, şebeke suyu, eczacı fotoğrafı, beyaz gömlek, aranırsa 24 saatte yetişecek bir eczacı, eczane için yeterli şart sayıldı.
Bu görüntüler altında ne muvazaalar, ne muvazaalar yaşandı. Hukuka karşı muvazaalar yanında, eczacının dedesi, anası, babası, kardeşi, karısı, kocası olmadı bir yakını, olmadı güvendiği kalfası ile hukuka uygun, muazzam muvazaalar doğdu, yaşadı, yaşıyor.
Özetle, bilimsiz, plansız, temelsiz bir gecekondu gibi, ilaç dükkanı gibi bir yapılaşma oluştu.
7. “İlaç yapımı ve ilaç bilgisi ile donanmış” tır eczacı.
1970 yılından beri eczacı, yapacak ilaç bulamamakta, yapmamakta, yapamamaktadır.
İlaç bilgisini, sürece müdahilliğini, eczacı yorumunu kullanamamakta, değerlendirememektedir.
En sağlam olarak yere basması gereken bu iki ayak sallanmaktadır, sürünmektedir.
8. 1980 yılından beri yeni yasa konuşuldu. 2012 yılında yenilendi. Beklenen sınırlama geldi.
Sınırlama, yenilenme yetmedi. İş çetrefillendi.
9. Ülkemizde 42 Eczacılık Fakültesi, 54 Eczacı Odası, devasa Türk Eczacıları Birliği, 30 bin eczacı var. Eczanesi olsun olmasın, eczacı mutsuz. Mutsuzluğa karşı fakültelerde, odalarda, TEB’de yeni bir taslak proje bile yok.
Nedir Olması Gereken?
Eczacıyı, eczaneyi daha fazla yıpratmamak, yok etmemek için, verimli, yararlı hale getirmek için:
1. Eczane eczacısının görev, sorumluluk, reçete kapasitesi, eczacı hakkı net belli olmalı.
2. Nüfusa göre eczane sınırlaması eksiktir. Eczane eczacısının ana unsuru reçetedir. Sınırlama:
a) Reçete sayısı; b) Eczanedeki eczacı sayısı; c) Nüfus; d) Reçete cirosu; e) Yöre ekonomisi bileşenleri puanlaması ile olmalı.
3. Reçeteli, reçetesiz ilaç ayrımı ticari kaygısız, uygulanabilir olarak kesinlikle yapılmalı.
4. Eczacı - eczacı ortaklığı olmalı. Eczacısız eczane açık olamamalı, işlem yapamamalı.
Eczacı, acele acele ayakta, dalgın dalgın kasa başında iken baştan savma danışılan değil, çalışma odasında, reçeteye, sağlıklı yaşama kayıt edilebilen katkı, iddia, yorum yapmalı, eczacı hakkı hak etmeli. (Avukat, doktor, noter, diyetisyen, bedene iğneler batıran, hacamat yapan vb.)
5. TEB başarılı mezunları ciddi bir kaynak ile bilim, uzmanlık v b yollara yöneltmeli, teşvik etmeli; yeni eczacılara yeni alanlar açmalı.
6. Önce eczacı, sonra yardımcı eczacı olunmaz. Eczacı dedi isen artık eczacıdır, geri dönülmez.
Eczane açmak isteyen eczacı, bilimsel öğretim üyesi, işletmeci öğretim üyesi ve serbest eczane eczacısı temsilcilerinden oluşan kurumdan, bilimsel bilgi, finans, işletmecilik, pratik yeterlilik konusunda  “eczane açma yeterlilik belgesi” almalı.
7. Aynı kökten çıktığımız tıpta 70 kadar ana, yan, alt, üst dal uzmanlığı oluştu.
Alternatif, bütüncül, tamamlayan, hastalık öncesi, sonrası hizmetler oluştu.
Sürece katkı koymak, her türlü tedavide farmakolojik müdahil, denge unsuru olabilmek için paralel olarak eczacı da uzmanlaşmalı.
Uzmanlaşma ciddiyetin, inandırıcılığın, yolun başlangıcıdır.
8. Majistral, aşı v b bazı ihtisas eczaneleri de düşünülmeli, tartışılmalı, tasarlanmalı.
Eczaneler sadece ucuza ilaç aranan yerler değil, gerekli bedel ile şifa aranan yerler de olabilmeli.
Yeni Eczacılar Ne Yapmalı?
1.Özünü, tabanını, temelini, zeminini iyi tanımalı, alt yapısını sağlam yapmalı.  
2. Tek el ile kendi görüntüsünü değil, sağlam el ile can, beden, gönül, toplum fotoğrafları çekmeli. Olayları sezmeli, süzmeli, analiz, sentez, bilimsel gözlem, bilimsel yorum, bilimsel katkı yapmalı.  
3. Eczacılık, biyoloji, hukuk, ekonomi, tarih, psikoloji, sosyoloji v b yüksek lisans, doktora yapmalılar.  
4. Öğrenilecek, yapılacak iş çok. Son kullanma tarihi yaklaşmış eczanelere takılıp kalmamalılar.
Yeni eczane, yeni sağlık merkezi, yeni sağlık odağı, yeni sağlık danışmanlığı modelleri tasarlamalılar.
5. Kaderlerine, el atmalılar, el koymalılar, el vermeliler…
Kendilerine bilim, hukuk, işletme, politik, sosyoloji, psikoloji danışmanlar kurulu tayin ederek kendi geleceklerini kendileri hazırlamalılar.
6. Asit ile yanmış beyaz gömlekleri, sepetleri kitap dolu bisikletleri, sıfır km. eczacı beyinleri, canlıya, çevreye, evrene saygılı gönülleri ile hep birlikte, yeni bir alana toplanmalılar…
Yeni şarkılar söylemeliler…



Yazarın diğer yazıları

Yazıların tüm hakki Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.

Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim