Çocuklarda İnhalasyon Tedavisi -1.Bölüm-

Son güncelleme: 29-07-2013

Doç. Dr Sevgi PEKCAN

Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi

Çocuk Göğüs Hastalıkları BD.

Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği İnhalasyon Çalışma Grubu Yönetim Kurulu Üyesi

 

BÖLÜM 1

Bu makale 2012 yılında  TÜSAD  inhaler çalışma  grubu olarak İngilizceden  Türkçeye çevirdiğimiz Aerosol  Tedavi  cihazları rehberi ve TÜSAD inhaler çalışma  grubu tarafından hazırlanan Astım ve KOAH’da İnhalasyon tedavisi kitapları temel alınarak hazırlanmıştır.

İlaçların vücutta etkili olabilmeleri için, etki göstermeleri istenen organ ya da dokuda belli bir konsantrasyona ulaşmaları gereklidir. İlacın etkilemesi istenen doku vücut yüzeyinde ya da dışarıdan ulaşılabilecek bir konumdaysa ilaç direkt olarak o bölgeye uygulanabilir (Lokal uygulama).

Ancak, etki istenen bölgeye lokal uygulamanın mümkün olmadığı ya da vücutta yaygın bir etkinin istendiği durumlarda ilacın uygun bir bölgeye enjeksiyon v.b yöntemlerle verilerek ya da ağızdan alınarak kan dolaşımına girmesi ve etki istenen bölgeye ulaşması amaçlanır (Sistemik uygulama).

İlaçların ağız yoluyla verilmesi (oral uygulama) sistemik uygulama açısından en doğal ve uygulaması en kolay ilaç verme yöntemidir. Ancak, parenteral uygulamaya göre bazı dezavantajları vardır. Oral yoldan alınarak kan dolaşımına giren ilaçların sistemik dolaşıma geçmeden önce portal ven içerisinde karaciğerden geçerken yıkıcı enzimler tarafından metabolize edilmeleri (ilk geçiş etkisi) ilaçların etkisinin önemli ölçüde azalmasına yol açar.

Bazı ilaçlar ise kimyasal özellikleri nedeniyle sindirim kanalından yeterli oranda emilememeleri ya da mide asidi veya sindirim enzimleri tarafından yıkılmalarından dolayı oral yoldan almaya uygun değildirler.

Bu nedenlerden dolayı özellikle akciğerler üzerinde etkili ilaçların solunum (inhalasyon) yoluyla uygulanması aynı ilaçların oral uygulanmasıyla karşılaştırıldığında önemli üstünlükler sağlar.

Öncelikle inhalasyon uygulamasında etkinin başlama süresi çok kısadır. Lokal amaçla inhalasyon uygulamasında ilaç kan dolaşımına girmeden doğrudan akciğerlere ulaştığından etki anında başlar. Sistemik amaçla uygulama da ise ilaç alveoller aracılığıyla çok hızlı bir şekilde kan dolaşımına geçtiği için etki saniyeler içerisinde gerçekleşir ve bu etki ilaç karaciğerde ilk geçiş etkisine uğramadığı için çok daha düşük dozlarla elde edilir. “Hızlı etki” özellikle astım krizi ve ağrı gibi ‘kurtarma’ tedavisi gerektiren durumlarda veya insülin tedavisi gibi doz zamanlamasının önemli olduğu uygulamalarda önemlidir.

İnhalasyon tedavisinin etkinliğinde aerosolün partikül büyüklüğü tedavi etkinliğini belirleyici bir faktördür. Lokal etki gösteren ilaçlar için partiküllerin akciğerlerde etki göstermesi istenen bölgede toplanması amaçlanır. Örneğin, astım tedavisinde istenen etkinliğin sağlanması için ilaç partiküllerinin alt hava yollarına ulaşması gereklidir. Ağız ve boğazda kalan partiküller bulundukları bölgede istenmeyen lokal etkiler oluşturabildikleri gibi, sindirim kanalından emilerek sistemik yan etkilere de neden olabilirler.

Nebülizatör: Nebülizatör, ses dalgalarıyla (ultrasonik nebülizatör) veya basınçlı hava (jet nebülizatör) ile sıvı haldeki ilaçları buhar haline getiren ve solunum yoluyla alınabilmesini sağlayan bir cihazdır. Ultrasonik’ ve ‘jet’ nebülizör olarak iki tipi vardır. İlkinde ilaç solüsyonu ultrasonik titreşimle küçük partiküller haline getirilirken, jet nebülizatörlerde solüsyon bir kompresör ya da basınçlı gaz silindiri aracılığıyla sağlanan hızlı hava veya oksijen akımı tarafından partiküllere ayrılarak aerosol haline getirilir. Hasta bir maske veya ağızlık içerisinden ilacı inhale eder. Nebülizatör uygulaması çözücünün fizyolojik tuzlu su olması, kullanıcı koordinasyonu gerektirmemesi, ilacın uzun süreli ve yüksek dozlarda verilebilmesi gibi nedenlerle basınçlı inhalerlere üstünlük taşır.

Nebülizatör ile küçük çocuklarda, ÖDİ’ye uyum sağlayamayan hastalarda ve ağır astımı olan hastalarda, ilaçların etkili bir şekilde uygulanması mümkün olur. Nebülizatör ile kullanılmak üzere hazırlanmış özel ilaç formları vardır. Bunlara Nebül adı verilmektedir. Bronkodilatör ve kortikosteroid içeren nebül ilaçlar mevcuttur. Nebül ilaçlar sadece solunum yolu ile kullanmak içindir. Oral ya da enjeksiyonla uygulanamaz.  Nebüllerin folyo ambalajı içinde muhafaza edilmesi gereklidir. Folyo ambalaj açıldıktan sonra, içindeki nebüllerin 3 ay içinde kullanılması gereklidir. İlaç buharının (özellikle kortikosteroid içerenlerin) gözlere kaçırılmaması gerekir.  Nebülizatör ile ilaç uygulaması, havalandırmanın iyi olduğu bir yerde yapılmalıdır. Çünkü havaya karışan ilaç buharını odadaki diğer kişilerin de soluması söz konusudur.

Etkili bir nebülizasyon için hazneye konulan volümün ve cihazın akım hızınında rolü vardır. 2ml'lik bir hacim aerosol olarak solüsyonun %50'sini verir. 4ml'de bu oran % 60-80'e; 6ml'de %70-80'e varır. Ancak süre uzadığı için tercih edilen 4ml'dir.

Akım hızı değişik firmalara göre farklılıklar göstermekle birlikte genelde kabul edilen 6L/dakikadır. Kullanımda yavaş ve derin solunum yapılır. Cihaz devamlı çalıştığı için nefes tutmaya gerek yoktur. Kullanılan ilacın %10-15 'i akciğerlere ulaşır. Asıl birikim cihazın birleştirici tüplerinde olmaktadır.

Kullanımı: Öncelikle nebulizatör cihazını kullanıma hazırlayın. Folyo ambalajdan 1 adet nebul ilaç çıkartın, nebül ilacı açın ve tamamını nebulizatörün ilaç haznesine boşaltın.  İlaç haznesini kapatın, ağızlık (ya da maske) parçasını takın.  Cihazı çalıştırın, buhar şeklinde ilaç geldiğini görün. Ağızlığı dudaklarınız arasına alarak (ya da maskeyi yüzünüze kapatarak) yavaş ve derin bir şekilde nefes alıp vermeye başlayın. Aldığınız her nefesi 1-2 saniye kadar tutun. Haznedeki ilaç tamamen bitinceye kadar bu işleme devam edin. Hastanın kullandığı NEBÜL kortikosteroid içeriyor ise en son olarak su ile ağzınızı çalkalayın ve gargara yapın. Bu suyu yutmayın. NEBULİZATÖRÜ HER KULLANIMDAN SONRA TEMİZLEMEK GEREKLİDİR:

Çocuklarda nebülizasyon tedavisinde uygulama inhaler tedavinin başarısını etkiler bu nedenle;

-  uygulama yemeklerden önce yapılmalı,

-  hasta oturur pozisyonda olmalıdır.

-  uygulama 10 dakikadan daha uzun sürmemelidir.

-  ilaçlar nebulizatörün ucuna takılan delikli yüz maskesi veya çocuk uyum sağlayabiliyorsa ağız tüpü ile verilmelidir (3 yaşından büyük uyum sağlayan çocuklarda)

-  Çocuğun yaşına uygun büyüklükte maskeler kullanılmalıdır.

-  maske ile kullanımda burun solunumu yapılmamalı, çocuğun ağızdan nefes alması sağlanmalıdır (çünkü burun, inhale edilen partiküllerin önemli bir kısmını tutmaktadır).

Çocuklarda nebülizatör maskesinin yüzden 1cm uzakta olması inspire edilen dozu %50, 2cm uzakta olması ise %80 oranında azaltmaktadır.

Nebülize edilecek ilaçlar vücut ısısına yakın sıcaklıkta olmalıdır. İlaç miktarı 2,5 ml’den az ise 3-4ml olacak şekilde %09 NaCl ile sulandırılmalıdır. Verilecek ilaçlar kullanılmadan hemen önce hazırlanmalı, bekletilmemelidir. Enjektörler, her kullanım sonrası mutlaka değiştirilmelidir. Nebülize edilecek ilaçlar ışıktan korunmalıdır.

Cızırtı sesi duyulmaya başladıktan yaklaşık 1 dakika sonra işlem sonlandırılmalıdır.

İşlem sonrası hastanın yüzü yıkanmalı ağzı duru su ile çalkalanmalıdır.

Her hasta ve her işlem için ayrı maskeler kullanılmalıdır. Bu özellikle ailede iki kardeş astım tedavisi kullanıyorsa önem taşıyacaktır.

Ağızlık ve maske kullanım sırasında her 3 ayda bir değiştirilmelidir.

Nebülizatör ile tedavinin, taşıma güçlüğü, pahalı olması, devamlı bakım gerektirmesi, gürültülü olması, güç kaynağına ihtiyacı olması, damlacık yolu ile bulaşan enfeksiyonlara açık olması ve yüksek dozlarda inhale ilaçların sistemik yan etkilerin ortaya çıkması gibi dezavantajları vardır. Bu nedenle diğer inhaler yöntemleri kullanabilecek duruma gelen çocuklarda diğer yöntemlere geçilmelidir.

İdeal bir nebülizatör;

-  yüksek ilaç çıkışlı,

-  kullanılacak ilaca uygun,

-  nebülizasyon zamanı kısa (5-10 dakika),

-  solunabilir partikül oranı fazla,

-  sağlam ve kolay hazırlanıp toplanabilir,

-  kolay temizlenebilir,

-  taşınabilir ve

-  ucuz olmalıdır.

Kullanacak kişi tarafından kontrol edilmelidir. Başarılı bir nebülizasyonu etkileyen faktörler cihaza, ilaca ve hastaya bağlı olarak değişir.

Devam edecek...


Eczacının Sesi


Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim