Biber Gazı (Oleoresin Capsicum)

Son güncelleme: 27-07-2014

Prof. Dr. Tarık ŞAPÇI

Kulak Burun Boğaz-Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı

 

Biber gazı olarak bilinen madde esasında Oleoresin Capsicum (OC)dir. Capsaicin biberin öğütülmesinden elde edilen bir kimyasaldır, doğal çözücülerle karıştırılıp buharlaşmasıyla bir reçine gibi kalır; bunun da bir emulsiyonla karıştırılmasıyla likit formuna –spreye- döner ki bu Oleoresin Capsicum’dur. Bu madde literatürde ayı spreyi –cani-asi spreyi – biber gazı gibi değişik isimler almaktadır. Öncelikle ayı başta olmak üzere, saldırgan köpekler gibi vahşi hayvanlardan korunmak için kullanılmaktadır. Ancak son yıllarda bazı ülkelerde toplumsal olaylarda da yaygın kullanım alanı bulmuştur. Bunun nedeni çok yüksek irritatif özelliklerine rağmen ölümcül olmayan bir gaz olarak bilinmesidir. İrritatif (tahriş edici) ve inflamatuvar(mikrobik olmayan ani iltihabi oluşumlar) etkileri 15-30 dakikada da biter.

Etkileri: Esas etkileri göz-boğaz-solunum-burun başta olmak üzere mukus membranlar üzerinedir. Ani maruziyetlerde gözlerde ani yanma, rahatsızlık, aşırı gözyaşı, ciltte acıma, yanma-huzursuzluk, burunda-genizde yanma, öksürük, tıkanma, burun akıntısı, aşırı huzursuzluk, rahatsızlık, gözlerde geçici körlük yapar. Cilde özellikle temas ettiği yerdeki acıma-ağrı-yanma duyusu çok aşırı rahatsız edici, paniğe sevk edici şekildedir. Ani ve ağrılı öksürük, boğaz-göğüste yanma hissi, solunum zorluğu oluşur-solunum güçleşir, geçici olarak nefes alma koordinasyonu bozulur. Etkili olduğu organlarda kalıcı bir hasar beklenmese de akut etkileri çok rahatsız edici ve kişiyi paniğe sevk edicidir.

Maruz kalındığında öncelikle yapılmaması gerekenler: Acı bir şey –biber- yediğimizde refleks olarak ilk yaptığımız şey biraz su içmektir; biber gazının cilde temasında da ilk etkisi acıtmak-yakmak olduğu için böyle bir istek doğar. Bu nedenle hemen su ile ovmak-yıkamak-içmek iyi bir şey değildir. Çünkü suyun etkili olabilmesi için biber gazının kötü etkilerinin olduğu yere en az 30 dakika kadar soğuk uygulamak gerekir. Az suyla hele hele o yeri ovmak-kaşımak kesinlikle doğru değildir. Yine ciltteki huzursuzlukta ilk refleksimiz ovmak-kaşımaktır; ancak biber gazı maruziyetinde bundan da sakınmak gerekir. Çünkü kaşımak ve ovmak etkinin daha da derinlere ulaşmasına, etkinin daha da artmasına-şiddetlenmesine-süresinin uzamasına yol açar.

Yapılması gerekenler: Biber gazının neden olduğu cilt yangısı-acıma ve ağrısından kurulmak çok anlık ve kolay değildir. Her bir bireyin Capsicum bileşiklerine toleransı ve yanıtı farklıdır. Ancak yine de zaman kaybedilmeden yapılması gerekenler:

 Yangıyı-acı hissini azaltmak için biber gazının değdiği yere tam yağlı süt uygulamak yararlı olabilir, ancak bunu yoğun bir şekilde ovarak yapmak uygun değildir. Bir havlu ya da ortüye-beze batırılmış sütün cilt üzerine konulması ya da bu havlu veya bezin üzerine cilde geçecek şekilde sütün damlatılması acıyı azaltacaktır. Eğer süt bulunamazsa yanan bölgeye soğuk krema ya da yoğurt da hafifçe sürülebilir. Süt tekniği geçici rahatlama sağlar ancak biber gazı içindeki inflamatuvar ajanların ciltten atılmasına etkisi yoktur.

Ani yoğun bir şekilde ciltte büyük bir alanın maruziyetinde cilt soğuk-deterjanlı suyla ovmadan yıkanabilir. Bunun için 1 ölçü bulaşık deterjanı 3 veya 4 ölçü soğuk su olmak üzere hazırlanabilir. Bu karışım için ılık ya da sıcak su kullanılması uygun değildir. Capsicum bileşikleri göreceli olarak topikal uzun süre etkili oldukları için hazırlanacak deterjanlı suyun bol olması, 4 litreden az olmaması önerilir. Eğer mağdur kokulara veya kimyasallara aşırı duyarlıysa daha fazla irritasyondan kaçınmak için kokusuz ve renksiz deterjanlar kullanılabilir.

Eğer gaz yüze gelmişse aynı orandaki deterjanlı su kullanılabilir ancak bu karışım bir geniş tasa konulup yüzün o bölgesi tasa daldırılabilir. Bu tasa yüz en az 15 saniye aralıklarla daldırılırken gözler-ağız sıkıca kapalı olmalı, nefes tutulmalıdır. Baş tastan çıkarılınca derinden ve normal nefes alınmalıdır. Gaza maruz kalan alanlar için bu işlem birkaç kez tekrarlanmalıdır. Gazın geldiği bölgelerin özellikle de yüzün ellerle veya başka bir şeyle ovulması uygun değildir. Bu işlemin 4-5 defa tekrarından sonra yumuşak bir bezle ya da deterjana daldırılmış bir havluyla yüzün o kısımları yumuşakça silinir. Ancak yine de yangı şikayetlerinin tekrarlamasını beklemek olasıdır, zamanla azalacaktır. Bu aşamadan sonra yüz soğuk suyla hafifçe yıkanabilir.

Eğer biber gazı gözlere de bulaşmışsa kişide kontakt lensler varsa öncelikle onlar en kısa zamanda çıkarılır. Çünkü onların gözde kalması gözün temizlemesini zorlaştıracak, şikayetlerin daha da artmasına neden olacaktır. Kontakt lensler gözde iken yıkama yapılmamalıdır. Gözlerdeki yaşarma doğal bir refleksdir hatta gazın atılması için faydalıdır da; hatta gazın atılım proçesini hızlandırmak için gözler salin solusyonuyla durulanabilir. Gazın bulaştığı yerleri Aluminyum veya magnezyum hidroksit gibi antiasitli suyla temizleme şeklinde uygulama varsa da bunun için önce gözlerin suyla durulanması sonra birkaç damla antiasid konulmuş suyla bu işlemin yapılması önerilir ancak deneyimi olmayan merkezlerde bunun uygulanması önerilmez.

Anaflaktik reaksiyonlara dikkat: Biber gazı “ölümcül değildir” diye bilinir. Kişilerde geçici bir çok istenmeyen ve rahatsız edici duruma yol açar; ölüme yol açmaz. Oleoresin Capsicum bileşiklerinin bulunduğu kullanım kutusunun üzerindeki malzeme güvenlik formunda (MSDS) ölümcül bir doz bulunmamaktadır. Ancak biber gazının ölüme yol açtığına dair literatürde birkaç bilgi bulunmaktadır. Bu ölüm nedenlerinden birinin anaflaktik reaksiyon sonucu olduğu bilgisi vardır. Anaflaksi kendisini şok, bilinç kaybı ve hava yolu obstruksiyonu şeklinde göstermiştir( Böyle aşırı alerjik kişilerde arı sokması, kabuklu deniz canlıları, yer fıstığı vb şeyler de aynı tabloya sebep olabilir). Biber gazına bağlı ölüm için astım belki de en önemli risk faktörüdür. Anaflaktik reaksiyonlarda çok hızlı, anında ve uygun tedavi ancak yaşam kurtarıcıdır. Tüm bu nedenlerle biber gazı spreyi bir oyuncak değildir. Çok çok zorunlu olmadıkça kesinlikle kullanılmamalıdır. Biber gazına maruziyet sonucu kalp krizi geçiren bir olgu ülkemizden uluslararası literatüre girmiştir.

 


Prof. Dr. Tarık ŞAPÇI


Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim