Kanserde Yüksek Doz "C Vitamini"

Son güncelleme: 20-07-2015

Kanserde Yardımcı Tedavi Olarak Yüksek Doz C Vitamini Uygulaması

Prof Dr Canfeza Sezgin

İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı

 

Askorbat (C vitamini) tedavisi, geleneksel tamamlayıcı kanser tedavisinin bir yaklaşımı olarak ilk defa McCormick ve Cameron isimli bilim adamları tarafından ortaya atılmıştır. Cameron ve Champbell isimli bilim adamları yayınladıkları bilimsel bir araştırmada ileri evre tedavilere yanıtsız toplam 100 hastaya toplardamar içine uygulanan yüksek doz askorbat tedavisinin (10 gram günlük dozlarda) iyi tolere edildiği ve hastaların, bu tedaviyi almayan 1000 hastadan çok daha uzun süre yaşadığı gösterilmiştir (Cameron E ve ark, Proc Natl Acad Sci 1976. Cameron E ve ark, Proc Natl Acad Sci 1978). Yüksek doz askorbat tedavisi alan hastalar, almayan hastalardan yaklaşık olarak 300 gün daha fazla yaşamıştır.

Arkasından yapılan başka bir prospektif çalışmada ileri evre kanser hastaları yüksek doz askorbat ve plasebo kollarına ayrılmıştır. Yüksek doz askorbat tedavisi alan hastalarda ortamala yaşam süresi 343 gün olurken, bu tedavi yerine plasebo alan hastalarda ortalama yaşam süresi 180 gün olmuştur (Comeron E, Med Hypoteses 1991). Bu artış, günümüzdeki modern kanser tedavilerinde bile zor elde edilebilen bir artıştır. Bu araştırmacılara göre kanser C vitamini eksikliğine bağlı gelişen kollajen denen bağ dokusu yetersizliği nedeni ile gelişmektedir. Fakat günümüzde bu teorinin doğru olmadığını biliyoruz. Kanser süreci ilerledikçe kollajen dokunun parçalanması gelişmektedir. Daha sonra yumuşak doku sarkomu gibi tedaviye dirençli hastalara iyi sonuçlar alınması ile ilgili araştırmalar yayımlanmıştır (Champell A, Oncology 1991).

Bu umut verici sonuçlardan sonra randomize kontrollü çalışmalara devam edilmiştir. Fakat bazı çalışmalarda hastalara ağız yolu ile yüksek doz askorbat verilmiştir (Moertel CG, N Engl J Med 1985). Ağız yolu ile verilen yüksek doz C vitamininin etkili olmadığı gösterilmiştir. Bunun en önemli nedeninin ağız yolu ile ve toplardamar yolu ile verilen yüksek doz C vitamininin tamamen farklı biyoyararlanımı ve kan düzeyleri olduğu kabul edilmektedir (Levine M, Adv Nutr 2011). Klinik çalışmalarda ağız yolu ile verilen yüksek doz C vitamininin sadece ≤ 100 μM kan düzeyi sağlayabildiği gösterilmiştir. Ayrıca ağız yolu ile alınan C vitamini dozu 200 mg’ ı aştığında bağırsaklardan emilim azalmakta, idrarda atım artmakta ve biyoyararlanım düşmektedir. Bu da ağız yolu ile alınan yüksek doz C vitamininin etkinliğini düşürmektedir. Buna karşın toplardamara verilen 1.25 gram askorbat ile 1.25 mM gibi yüksek kan düzeyleri elde edilebilmektedir. 10 gramdan fazla toplardamara verilen C vitamini ile 1 – 5 mM kan düzeyleri elde edilirken çok az yan etki görülmektedir (Padayatty SJ, PLoS One 2010). Bütün çalışmalar toplardamara verilen yüksek doz C vitamini ile ağız yolu ile verilene göre yüzlerce kat daha fazla kan düzeylerinin elde edilmesini sağladığını göstermektedir.

C vitamininin kanda yükselmesi sonrası hücre dışı sıvıda da yükselmeye başlar ve hidrojen peroksit düzeylerini arttırır. Hücre dışı sıvıda artan C vitamini ve hidrojen peroksit serbest oksijen radikallerinin oluşumunu sağlayarak kanser hücrelerini öldürür, normal hücrelere zarar vermez (Chen Q, Proc Natl Acad Sci 2008). Kanser hücrelerinde redoks dengesinin bozuk olması nedeni ile serbest oksijen radikalleri kanser hücrelerine daha hızlı ve daha fazla zarar verir (Montero AJ, Drugs 2011). 

Klinik faz I çalışmalarda pankreas kanseri olan hastalarda kısa süreli olarak haftada 3 gün 75-100 gram C vitamini ile gemsitabin ve erlotinib kombinasyonunun yan etkileri araştırılmıştır (Monti DA, PLoS One 2012). Bu çalışmada yan etkilerinin fazla olmadığı ve genel ilaçlara bağlı yan etkilerin görüldüğü bildirilmiştir. C vitamininin normal hücrelere zarar vermemesi nedeni ile kanser ilaçlarının yanında yardımcı olarak uzun süre emniyetli kullanılabileceği iletilmiştir. Daha uzun takip süresine sahip faz 2 çalışmaya geçilmesi planlanmıştır.

C vitamini veya askorbat, kanser ve enfeksiyon gibi durumda bozulan bağışıklık sistemi hücrelerini uyarmakta (Kim J, İmmunobiology 2012), ilaçların kanser hücrelerini öldürücü etkilerini arttırmaktadır (Cullen JJ, Free Radic Biol Med 2011). Ayrıca C vitamini yetersizliği olan hayvanlarda kanserin sıçrama riskini artmakta, C vitamini verilmesi ile kanser sınırlandırılmaktadır (Cha J, Exp Oncol 2011).

Science Translational Medicine isimli saygın bilimsel dergide yeni yapılan bir çalışmada toplardamar içine (intravenöz) yüksek doz C vitamini uygulamasının deneysel yumurtalık kanseri yapılan farelerde kanser hücrelerini öldürdüğü, kemoterapi ilaçlarının etkisini arttırmada, yan etkisini azaltmada yardımcı olduğu gösterilmiştir (Ma Y, Sci Transl Med. 2014;6(222):222.). 

Tıbbi tedavilere iyi yanıt vermeyen prostat kanseri, meme kanseri, pankreas kanseri, mesane kanseri, akciğer kanseri, tiroid kanseri, cilt kanseri veya B hücreli lenfoması olan 45 hastaya uygulama başına 7.5 gram – 50 gram arasında değişen yüksek doz C vitamininin toplardamar içine uygulanması ile kanser hastalarında kötü seyir göstergesi olan C-reaktif protein (CRP) düzeylerinde hastaların %75’ inde azalma elde edildiği gösterilmiştir (Mikirova N, J Transl Med. 2012 Sep 11;10:189.). CRP düzeylerinin yüksek olduğu kanser hastalarında yaşam süresi daha kısa olmakta, halsizlik, yorgunluk ve iştahsızlık gibi ilişkili olan enflamatuar sürecin klinik yansımaları görülmektedir. Bu klinik çalışmalar C vitamini uygulamalarının yararlı olabileceğini düşündürmektedir.

G6PD enzim eksikliği olanlarda kan parçalanmasına (hemoliz) neden olması nedeni ile ve idrar yollarında oksalat taşı olanlarda taş oluşumunu arttıracağı için yüksek doz C vitamini verilmemelidir.

Sonuç olarak literatür verileri yüksek doz C vitaminin toplardamar içine hastalık kontrol altında olduğu sürece verilmesi, tedaviye duyarlı veya  dirençli ileri evre kanser hastalarında kanser ilaçlarının yanında veya tıbbi tedavi almayanlarda tek başına uygulanması emniyetli bir yardımcı yaklaşım gibi görünmektedir. Bununla birlikte kanserin temel tedavisi değildir. Hastaların sadece C vitamini ile tedavi olma şansları düşüktür. Tamamlayıcı ve yardımcı tedaviler içinde yararlı olabilecek yaklaşımlardan birisidir. Bazı ülkelerde yüksek doz C vitamini uygulaması, kanserin standart yardımcı tedavisi içinde yer almaktadır. Bunun için Almanya' da ruhsatlı yüksek doz C vitamini içeren ilaçlar bulunmaktadır. Kanser tedavisi gören hastaların tıbbi tedavilerini bırakmamaları, onkoloji doktorunun önerisi haricinde yardımcı tedavi almamaları gereklidir. 

 

İletişim adresi:

Teşvikiye mah. Hakkı Yeten cad. No:11
Center 1 Terracefulya Daire: 33
Şişli - İstanbul 
Tel: 0212 2155027-28

 


Prof. Dr. Canfeza SEZGİN


Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim