Aromatik ve Sabit Yağlar

Son güncelleme: 19-06-2017

Ayten ATABAY  Yük. Kim. Ecz.,
Fitoterapi Uzmanı

 

AROMATİK  YAĞLARIN VE SABİT YAĞ ASİTLERİNİN  İNSAN SAĞLIĞI ÜZERİNDEKİ ÖNEMİ  VE  KAYNAKLARININ ARAŞTIRILMASI;

Doğada bolca bulunan yağlar, hayvansal ve bitkisel kaynaklıdırlar. Yağlar protein ve karbonhidrat gibi önemli bir makro element grubunu oluştururlar, işlenmiş ve doğal ürünler ile insan vücuduna alınırlar.

Bu  yazıda, lipitlerin ve yağ asitlerinin farklı sınıflandırılmaları verilmiştir; ancak bu sınıflandırma içinde tedavi değeri yüksek olan uçucu ve sabit yağ asitleri detaylı olarak sunulmuştur.
Yağların, yağ asitlerinin ve bunların metabolik ürünlerinin metabolizmada önemli fonksiyonları vardır. Bu fonksiyonlar, dış faktörlere karşı dayanıklılık sağlanması, hücre ve zarının temel yapı taşı olmaları, etkili enerji kaynağı olmaları, prostaglandin, tromboksan ve lökotrienler gibi hormon benzeri eikosanoid bileşiklerin ön maddesi olarak görev almaları sayılabilir. Hormon benzeri bileşikler merkezi sinir sistemi, ateşli hastalıklar ile bağışıklık sisteminde, diğer hormonların etki göstermesinde ve kan basıncının ayarlanmasında rol oynamaktadır ( Lee, 1994).
Araştırmacılara göre; vücudumuz Paleoletik çağdaki beslenmeye göre programlıdır. Bu program daha fazla yeşillik, et, balık ve meyve içermekteydi. Tahıllar ve süt ürünleri yoktu, ω-3 (omega-3)  yağ asitleri çok, ω-6 (omega-6)   yağ asitleri ise azdı. Tarım devrimi sırasında, yaklaşık 5.000 - 10.000 yıl önce, insanlar daha fazla tahıl yemeğe başladı bu da ω-6 yağ asitlerin alımının artmasına neden oldu. Hayvanlar evcileştirildi ve evcilleştirilmiş hayvanlar tahılla hazırlanmış yemlerle beslendi, bu beslenme de et ve yumurtadaki ω-6 yağ asitlerini arttırırken ω-3' ler daha önceki zamana göre azaldı (http-1).
Zamanımızda obezitenin artmasının, beslenmedeki, ω-6 yağ asitlerinin çok, ω-3 yağ asitlerinin ise az alınmasına bağlı olduğu düşünülebilir. Yapılan araştırmalar, başka sebeplerle de birleşen bu beslenme şeklinin kansere,  kalp hastalığına, şişmanlığa, alerjilere, otoimmün hastalıklara, diyabete, depresyona yol açabildiğini de göstermektedir. ω-6’nın ω-3'e oranı Paleolitik diyette yaklaşık 1:1 iken, zamanımızın diyetinde bu oranın 14:1 veya 20:1 olduğu belirlenmiştir. Günümüzde rafinasyon işlemine giren bitkisel yağlar,  bitkisel yağların daha katı olmasını sağlamakta ve yağların raf ömrünün uzatmaktır. Rafinasyon işlemi yağların içindeki ω-3 yağ asitlerini, antioksidanları ve fitokimyasalları azaltmakta, trans yağlara dönüştürmektedir (Erkan, 2013).
Linoleik asit, linolenik asit ve araşidonik asit en önemli çoklu doymamış yağ asitleridir ve genellikle bitkilerde bulunmaktadır. Bilinen çoklu-doymamış yağ asitleri ise alfa-linolenik asit ve bunun metabolitleri olan eikozapentaenoik asit ve dokozahekzaenoik asit’tir. Yüksek miktarlarda uskumru, sardalya, ton, ringa gibi balıkların yağlarında yer almaktadır (Bayizit, 2003).
İnsan vücudu doymuş ve tekli-doymamış yağ asitlerini tükettiği besinlerden sentezleyebildiği halde, sentezleyemediği çoklu-doymamış yağ asitlerini yapraklı sebzeler ve balık gibi besinlerden almalıdır  (Bayizit, 2003).
İnsanlarda, linoleik asitin, araşidonik asite  dönüşüm verimliliği ve aynı zamanda α-linolenik asitin, dokozahekzaenoik asite   ve eikozapentaenoik asite dönüşüm verimliliği insanlarda yavaştır.  
Omega-3, uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri gıda kaynaklarında; α-linolenik asit, dokozahekzanoik asit, eikosapentaenoik asit ve dokozapentanoik asit olarak bulunmaktadır. Omega-6 da linoeik asit ve araşidonik asit yağ asitleri bulunmaktadır.  Bazı ara ürünler ise; gamma linolenik asit (GLA), ω-6 üretiminde ve eikosatetraenoik acid (ETA; 20:4 Δ8,11,14,17) ω-3 üretiminde uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri üretimi sırasında oluşurlar.  
Uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri, bağışıklık sistemi regulasyonunda, kan pıhtılaşmasında, nerotrasmitellerde beyin ve retina fosfolipit membranlarının yapısında önemli rol oynar. Amerikan Kalp Derneği Beslenme Komitesinin (AHANC) tavsiyesine göre haftada en az iki kez balık tüketilmesi, veya uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri  ω-3 gıda takviyesinden günde 500 mg kullanılması kalp krizi riskinden korur ve azaltır       (Krauss ve ark., 2000;  Kris-Etherton ve ark., 2002; Kitessa ve ark., 2011).  Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi de (EFSA), günlük 250 mg  uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri  alınmasını tavsiye etmektedir (Kris-Etherton ve ark.,2000).
İnsanda yağ asitlerindeki  9. ve 10. karbonlar arasına çifte bağ sokan enzim dışında, diğer çifte bağları oluşturacak enzim yoktur. Dolayısı ile 1’den fazla sayıda çifte bağ içeren linoleik, linolenik ve araşidonik asitler dışarıdan mutlaka alınması gereken esansiyel yağ asitleri’dir (Bingöl, 1976).
Bu durum “esansiyel yağ asidi” (EFA) terimine açıklık kazandırmaktadır. Organizma için iki tane “temel esansiyel yağ asidi” vardır. Bunlardan biri linoleik asit, diğeri de α-linolenik asittir. Bu iki yağ asidinden daha uzun zincirli yağ asitleri ile türevleri desatüraz ve elongaz enzimleri aracılığı ile sentezlenebilmektedir. Ancak metabolizmada gözlenen bozulmalardan dolayı γ-linolenik asit,  araşidonik asit eikozapentaenoik asit ile dokozahekzaenoik asit sentezlenememekte ve bu yağ asitleri “şartlı esansiyel yağ asidi" olarak nitelendirilmektedir (Suddaby, 1992).
Yağların biyolojik etkinliklerini tam olarak anlayabilmek için lipitlere ve yağ asitlerini kısaca tanıyalım:
Yağ asitleri, fosfolipitler, trigliseritler ve monogliseritler gibi lipitlerin ana komponentidir. Gliserolün yağ asitleri olan esterleri, trigliseritlerdir  (Geçkil, 2011).
Serbest Yağ Asitleri (Altınışık,  2006).
Fosfogliseritler: Lesitin ve sefalin, fosfoinozitit ve fosfoserin gibi gliserofosfatlar.
Sakkarogliseritler: Galaktogliseritler.
Sfingozitler: Sfingomiyelin, serebrozitler, gangliozitler
Yüksek alkoller ve bunların ester ve eterleri: Uzun zincirli alkoller ve bunları esterleri (mumlar), gliserileter.
Steroller: Kolesterol, fitosteroller.
Hidrokarbonlar: Sukualen, pristan, gadosen.
Lipokromlar: Karoten, likopen ve diğer karotenoitler, klorofil.
Lipovitaminler:  A vitamini, D2 ve D3 vitaminleri, tokoferoller (E vitamini),     K vitamini.
Antioksidanlar: Tokoferol, sesamol, sesamolin, gossipol.
Tat ve aroma maddeleri: Doymamış hidrokarbonlar, lakton.
Yağların kimyasal, fizyolojik ve fiziksel özellikleri, öncelikle yapısındaki yağ asitlerinin cins ve miktarına bağlıdır (Çakmakçı ve Kahyaoğlu, 2012; Kayahan, 2009).
Yağ asitlerinin, kimyasal, fiziksel ve beslenmedeki rolleri de moleküldeki doymuşluk derecesi, karbon atomu sayısı ve arasındaki çift bağ sayısı ve hidrojenlerin pozisyonu ile belirlenmektedir (Karaca ve Aytaç 2006).  

Yağ Asitlerinin Sınıflandırılması
1-Doymuş yağ asitleri
2-Doymamış yağ asitleri
3-Ek gruplu yağ asitleri
4-Halkalı yapılı yağ asitleri

1-Doymuş yağ asitleri


Doymuş yağ asitleri içerisinde çifte bağ bulunmayan yağ asitleridir. 4-24 Karbon atomu ihtiva ederler. Doğada mevcut yağ asitleri düz zincirlidir, genellikle çift karbon atomuna sahiptirler. Bunlardan butirik asit 4, kaproik asit 6, kaprilik asit 8, kaprik 10, laurik 12, miristik 14, palmitik 16, stearik 18 ve lignoserik asitler 24'er karbon atomu ihtiva ederler. Doku ve hücrelerden elde edilen doğal yağ asitlerinin sayısı 70'i aşmaktadır.
Yağların yapısında yer alan yağ asitlerinin zincir uzunlukları ne kadar kısa ise erime noktaları o derece düşük, besin değerleri de o derece fazla olur (Bingöl, 1976).   
Doymuş  yağ asitleri yapısı ve erime noktaları (Bingöl, 1976; Levene ve ark., 1928)

                     
Doymuş yağ asitlerinin 2-6 karbonluları kısa zincirli, 8-12 karbonluları orta zincirli, daha fazla karbonluları uzun zincirli olarak tanımlanırlar. 8 karbon atomluya kadar olan doymuş yağ asitleri sıvı diğerleri katı olarak tanınırlar (http-2).

2-Doymamış yağ asitleri


Hidrokarbon zincirinde bir veya daha fazla çift bağ içeren yağ asitlerine doymamış yağ asitleri denir (Şekil 1).
           
 
Şekil 1. Doymamış Yağ Asidi Yapısı (Altınışık, 2006)
Doymamışlık, zarların yapısında yer alan lipitler için çok önemli bir özelliktir. Çünkü cis konumundaki çift bağlar molekülde bir burkulmaya yol açar ve zardaki moleküllerin birbirine çok yakın paketlenmesini önler. Bu da zarın akışkanlığını sağlar, geçirgenlik ve esneklik özelliği kazandırır (Http-13) .
Doymamış yağ asitlerinden oleik asit, palmitoleik asit ve nervonik asit birer çifte bağ ihtiva ederler. Palmitoleik asit 16 karbonludur. 9-10 karbon atomları arasında bir çifte bağ vardır. Oleik asit 18 karbonludur, 9-10 karbon atomları arasında yine bir çifte bağ bulunur ve hemen hemen bütün yağlarda bulunur. Nervonik asit 24 karbon atomludur, çifte bağı 15-16 karbon atomları arasındadır. Linoleik asit 2 çifte bağ, linolenik asit 3 çifte bağ ihtiva ederler. Her ikisi de 18 karbon atomludur. Birincide çifte bağlar 9-10 ve 12-13, ikincide ise 9-10, 12-13 ve 15-16. karbon atomları arasında yer alır.  Araşidonik asitte 4 çifte bağ vardır. 20 karbon atomuna sahiptir. Çifte bağları 5-6, 8-9, 11-12, 14-15. karbon atomları arasındadır.  Araşidonik asit, linoleik ve linolenik asitlerle birlikte bulunur. Yer fıstığı yağında ise fazla miktarda araşidonik asit vardır (Altınışık 2009).
Monoansatüre (monoenoik) yağ asitleri hidrokarbon zincirinde bir çift bağ içeren doymamış yağ asitleri olarak adlandırılırlar.
Çoklu doymamış yağ asitleri hidrokarbon zincirinde bir çift bağ içeren doymamış yağ asitleri olarak adlandırılırlar. Bunlar, içerdikleri çift bağ sayısına göre dienoik, trienoik, tetraenoik yağ asitleri olarak adlandırılırlar (Altınışık,  2006). Hayvansal organizma ancak bir tek çifte bağ yapabilme yeteneğindedir. Onun için 2, 3, 4 çifte bağlı esansiyel yağ asitlerini yapma yeteneğinden yoksundur (Bingöl, 1976).
Uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri (Şekil 2), LC-PUFA lar, 18-20 karbonlu yağ asitleridir.  Bunlar iki ana başlık altında incelenmiştir.
Omega 3 (ω-3) ve omega 6 (ω-6)   (Venegas, 2010).
 


  
Şekil 2. Uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri formülleri (http-7, http-8, http-9, http-10)

Esansiyel Yağ Asitleri
Linoleik, linolenik ve araşidonik yağ asitlerine "Esansiyel Yağ Asitleri" denir. Bunlar hayvan organizması tarafından sentez edilemezler. Diyette bulunmaları lazımdır. Esansiyel yağ asitlerinin bulunmaması halinde o kimsede cilt lezyonlan görülür. Ciltte kuruma ve kanamalar olur. Büyüme yavaşlar (Bingöl, 1976).
Bazı önemli biyolojik maddelerinin yapımı için çifte karbon atomu ihtiva eden yağ asitleri organizma tarafından kullanılır. Özellikle araşidonik asitten halkalı bir bileşik olan prostoglandinler meydana gelir. Prostoglandinlere bu isim ilk defa prostat bezinden elde edildiği için verilmiştir. Oysaki prostoglandinler hayvansal organizmada yaygın halde bulunurlar. Değişik prostoglandin türleri elde edilmiştir. Prostoglandinler düz kaslar üzerine olan kısmen kontraktif kısmen dilatatör etkileri, özellikle yağ dokuları metabolizması adrenalin ve glikojen üzerine olan antagonist etkileri nedeni ile çok önemli bileşiklerdir. Seminal plazma ve diğer dokularda da bulunurlar (Bingöl, 1976).


3-Ek gruplu yağ asitleri


Hidroksil grubu veya metil grubu gibi ek grupları hidrokarbon zincirlerinde içeren yağ asitleridirler (Altınışık, 2006).
Dallanmış yağ asitleri, tüberkülostearik asit veya laktobasillik asit metil grubu ile dallanma gösteren doymuş yağ asitleridir (Şekil 3).

Şekil 3. Tüberkülostearik asit formulü (Altınışık, 2006)

4-Halkalı yapılı yağ asitleri


                                                       
Şekil 4. Halkalı yapı oluşturmuş yağ asitleri formülü (Bingöl, 1976; Altınışık, 2006)  
Şolmogrik asit 18 karbon atomlu siklik bir yağ asitidir (Şekil 4). Eskiden lepranın tedavisi için kullanılmıştır (Bingöl, 1976).

Lipitler ve yağ asitlerinin fizyolojisi,  sağlık ve beslenmedeki önemi ve bulunduğu kaynaklar:
Yağ asitleri, organizmanın enerji ihtiyacı olmadığı durumlarda trigliseritlerin yapısına girerler, trigliseritler organizmanın enerji yedeğini oluştururlar. Yağ asitleri, fosfolipitler, trigliseritler ve monogliseritler gibi lipitlerin ana komponentidir. Organizmanın ihtiyacına göre, organizmada sentezlenen veya besinlerle alınan yağ asitleri, metabolik enerjinin depolanması için triaçilgliserolleri (trigliseridleri) oluştururlar. Başka bir alternatif olarak ise, membranların fosfolipit komponentlerini oluştururlar. Alternatif seçim organizmanın ihtiyacına bağlıdır. Hızlı gelişme sırasında yeni membranların sentezi, membran fosfolipitlerinin sentezini gerektirir. Bol besinle beslenen fakat aktif olarak gelişmeyen organizmalar, yağ asitlerinin çoğunu depo yağları olan trigliseridler haline dönüştürürler (Altınışık, 2009).
Steroitler ve Önemi
Steroitlerin fizyolojik önemi çok büyüktür. Cinsiyet hormonları, adrenalin, kortizon gibi hormonlar, safra asitleri, bazı alkoloitler, D vitaminleri steroit grubundaki bileşiklerdir. Steroitlerin en önemlileri kolesterol ve ergesterol’dür. İnsanlarda bulunan bazı hormonlar ve vitaminler ve de kolestrol streoitlere örnektir. Kolesterol hayvan hücre zarının bir bileşenidir ve diğer steroitlerin sentezinde öncül rol oynar. Kanda kolesterol oranının yükselmesiyle Arterioskleroz denilen damar sertliği meydana gelebilir.
Bitkisel Sterol, Stanol Esterleri ve Önemi
Bitkisel steroller, insan ve hayvan dokusundaki kolesterol benzeri moleküllerdir. Bunların doğal olarak ya da hidrojenlendirme sırasında esterleşmiş olanları bitkisel stanoller olarak bilinir. Bunlar, bitkinin doğal bileşiklerindendir. Bitkisel sterollerin başlıcaları; sitosterol, kampesterol, stigmasteroldür (Ayaz, 2008).
Bitkisel sterollerin sağlık üzerine yararlı etkileri aşağıdaki şekilde özetlenebilir (Ayaz, 2008).
-Antioksidan etki,
-Tümör gelişimini engelleyici etki,
-Toksik öğeleri etkisizleştirici etki,  
-Antimikrobiyal etki,
-Antienflamatuvar etki,
-Bağışıklığı güçlendirici etki.
Trigliseritler ve Önemi
Vücut yağlarının önemli bir bölümünü oluştururlar. Yedek enerji ve yakıt kaynağı olarak yağ depolarında depolanır. Protein koruyucu özelliği vardır. Deri altında toplanan yağlar, organları travmadan korur, vücut ısısını korur, yağda eriyen vitaminlerin emilimini arttırır.
Trigliseritler nötr yağ olarak da adlandırılır. Doğada lipitlerin en çok bulunan şeklidir. İçerdikleri karbon miktarı oksijene göre daha fazla olduğundan lipitler vücutta parçalandıkları zaman karbonhidrat ve proteinlere göre daha fazla enerji verir. Lipitlerin parçalanması için daha çok oksijene ihtiyaç vardır. Hayvanlarda depo edilen lipit çeşididir. Trigliseritler bir gliserol molekülü ile üç molekül yağ asidinin ester bağlarıyla bağlanması sonucu oluşur. Gliserol ile yağ asitleri arasında üç ester bağı kurulur. Doymuş, doymamış yağlar ve mumlar bu gruba girer (Şekil 5).
Trigliserid düşüren yağ asiti taşıyan tohumlar, besinler ve yağlar; somon, ton ve uskumru balıkları ile ceviz, badem, fındık, sarımsak, soğan, keten tohumu yağı, kanola yağı, soya yağı  yüksek oranda doymamış yağ asitleri taşırlar.

               

Şekil 5. Trigliserid yapısal formülü

Fosfolipitler ve Önemi
Lipitlerin en önemli grubudur. Fosfor içeren lipitlerdir. Yağ asitleri, gliserol, fosforik asit ve azotlu bileşikler (lesitin ve sefalin) içerirler. Fosforik asidin (H3PO4) diesteridirler. Bunlara fosfatitler de denebilir (http-6).
Hücre zarının yapısı oluşurken fosfolipitlerin yağ asidi olan kısmı birbirine dönük ve içtendir. Bir fosfolipit molekülü, hidrofobik (suyu sevmeyen) kuyruk ve hidrofilik (suyu seven) baş kısmından meydana gelir (Galioğlu, 1991).
Fosfolipitler yağların ince bağırsaktan emilimine ve kanda taşınmalarına yardımcı olur. Fosfolipitler beyinde ve sinir dokularında bolca bulunurlar. Büyüme, gelişme, onarım, yenileme, üreme gibi yaşamsal olayların gerçekleşmesinde rol oynarlar (El, 2008).

Bir sonraki yazımda doymuş, doymamış, tekli doymamış, çoklu doymamış yağ asitlerini ve  “Sağlık ve Beslenmedeki Önemi” konularına değineceğim.

Sağlıcakla kalınız….


Kaynaklar;

Lee, R.M.K.VV, Fish oil, essential fatty acids, and hypertension, Canadian Journal of Physiology and Pharmacology, 72, 945-953 (1994).

http-1 Sağlıklı Beslenme
http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_13169.htm

Erkan, N., Türkiye'de Tüketilen Su Ürünlerinin  (Ω-3) Yağ Asidi Profilinin Değer lendirilmesi, J.  Fish.  Sci., 7(2), 194-208 (2013).

Bayizit Akpınar,  A. , Doymamış Yağ Asitlerinin Beslenme Ve Sağlık Açısından Önemi, Gıda Yem Bil. Tekn. Sayı: 3;  28, 30, 31,  (2003).

Krauss, R.M., Eckel, R.H., Howard, B., Appel, L.J., Daniels, S.R., Deckelbaum, R.J., Erdman, J.W. Jr, Kris-Etherton, P., Goldberg, I.J., Kotchen, T.A., Lichtenstein, A.H., Mitch, W.E., Mullis, R., Robinson, K., Wylie-Rosett, J., St Jeor, S., Suttie, J., Tribble, D.L., Bazzarre, T.L., AHA Dietary Guidelines: revision 2000: A statement for healthcare professionals from the Nutrition Committee of the American Heart Association, 31(11), 2751-66 (2000).

Kris-Etherton, P,M., Harris, W.S., Appel, L.J., Fish consumption, fish oil, ω-3 fatty acids, and cardiovascular disease, Am. Heart Assoc. Nutr. Comm. Circulation, 106(21), 2747-2757 (2002).

Kris-Etherton, P., Goldberg, I.J., Kotchen, T.A., Lichtenstein, A.H., Mitch, W.E., Mullis, R., Robinson, K., Wylie-Rosett, J., St Jeor, S., Suttie, J., Tribble, D.L., Bazzarre, T.L., A statement for healthcare professionals from the Nutrition Committee of the American Heart Assoc., AHA, Dietary Guidelines: revision 2000: Circulation, 102(18), 2284-2299 (2000).

Bingöl, G.,  Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Biyokimya Kürsüsü Başkanı, Eczacılık Fakültesi Yayınları, Yayın No: 4: s. 5,  7, 8,  (1976).

Suddaby, D. Essential Fatty Acids: a Revievv of Their Biochemistry, Function, Interaction and Clinical Applications. Croda Universal Ltd. Hull.       230 p. (1992).

Geçkil H., Biyokimya I, İnönü Üniversitesi  Fen Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik,  Biyoloji (2011).

Altınışık  M.  ADÜTF Biyokimya Abd,  "Lipitler. Serum Lipitleri ve Lipoproteinler  (2006) .

Çakmakçı, S. Kahyaoğlu, D.T., Yağ Asitlerinin Sağlık ve Beslenme Üzerine Etkileri,  Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, Erzurum, Türkiye Derleme, Türk Bilimsel Derlemeler Dergisi, 5(2), 1 33-137, (2012).

Karaca, E., Selim A., Yağ Bitkilerinde Yağ Asitleri Kompozisyonu Üzerine Etki Eden Faktörler, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, Samsun  Geliş Tarihi: 28.08.2006
http-13 Yağ asitleri, Ders 6
abs.mehmetakif.edu.tr/upload/_1642_yağ%20asitleri.ppt
abs.mehmetakif.edu.tr/upload/1127_909_dosya.ppt

Altınışık  M.  ADÜTF  Biyokimya ABD,  “Lipidlerin Vücuda  Alınmaları
ve Kullanımları”,
www.mustafaaltinisik.org.uk/0910-2-2-03 Lipid  Metabolizmasi1.ppt (2009).

Venegas-Calerón M., Sayanova, O., Napier, J.A.,  An alternative to fish oils: Metabolic engineering of oil-seed crops to produce ω-3 long chain polyunsaturated fatty acids, Prog. Lipit Res., 49 (2),108-119 (2010).

http-7,Linoleic acid
https://commons.wikimedia.org/wiki/File%3ALAnumbering.png
Attribution: By Edgar181 at English Wikipedia (Transferred from en.wikipedia to Commons.) [Public domain], via Wikimedia Commons

http-8 gamma-linolenic acid
https://commons.wikimedia.org/wiki/File%3ADGLAnumbering.png
By Edgar181 at İngilizce Wikipedia (Transferred from en.wikipedia to Commons.) [Public domain], via Wikimedia Commons

https-9 Dihomo-gamma-linolenic acid
https://commons.wikimedia.org/wiki/File%3ADihomo-gamma-linolenic_acid.svg
Attribution By D.328 2008/11/22 03:23 (UTC) (selfmade by ChemBioDrawm, Illustrator, Inkscape) [Public domain], via Wikimedia Commons

https-10 Arachidonic acid
By User:Edgar181 (Self-made, en:Image:AAnumbering.png) [Public domain], via Wikimedia Commons  https://commons.wikimedia.org/wiki/File%3ALAnumbering.png

Pirestani S, Sahari MA, Barzegar M, Nikoopour H. Lipit, cholesterol and fatty acid profile of some commercially important fish species from south Caspian Sea. J. Food Biochem., 34:886–895 (2010)
Reuters, T., Montvalei PDR for Herbal Medicine, Second Edition, 176-177 (2000).


Ayaz A. Yağlı Tohumların Beslenmemizdeki Yeri, Sağlık Bakanlığı, Beslenme Bilgi Serisi 1, 567-583, Sağlık Bakanlığı Yayın No:732, Ankara (2008).
http- 6 Lipitler
http://hbogm.meb.gov.tr/modulerprogramlar/kursprogramlari/gida/moduller/lipitler.pdf
Galioğlu, A.O.,  Yüzey Aktif Maddeler , İTÜ -Fen Edebiyat Fakültesi Yayınları İstanbul, 1-19 (1991).

El, S. N., Gıda Bileşenlerinin Beslenme Açısından Önemi, Ege Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi,  Gıda Mühendisliği Bölümü Öğrencileri İçin Hazırlanmış Beslenme Ders Notu, Sayfa 10-28 (2008) http://food.ege.edu.tr/files/gidabeslenmedersnotu. pdf Erişim Tarihi, 21.08.2015.
 


Yük. Kim. Ecz. Ayten ATABAY


Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim