’Unutulmaz bir imza!’

Arman Üney’e sorduk

Son güncelleme: 15-10-2019

Ecz. Arman Üney

Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri

Eczacının Sesi – Söyleşi

Uluslararası Eczacılık Federasyonu (FIP) Avrupa Bölgesel Konferansı; 23-25 Ekim tarihlerinde, Birinci Basamak Sağlık Hizmeti Sunumu: Eczacılıkta Geleceğe Doğru Hamle” temasıyla Ankara’da düzenlenecek. Bu tarihi ev sahipliğinin ayrıntılarını Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Ecz. Arman Üney ile konuştuk.

“Mesleğimizin geleceğine unutulmaz bir imza atacağız”

1. -Uluslararası Eczacılık Federasyonu (FIP) Avrupa Bölgesel Konferansı 23-25 Ekim’de Ankara’da düzenlenecek. Sağlık ve eczacılık alanında bu denli önemli bir konferansa ev sahipliği yapmakla ilgili düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

    Uluslararası Eczacılık Federasyonu, 69. Dünya Kongresi’ni yine Türk Eczacıları Birliği ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirmişti. Ve aradan geçen 10 yıl sonrasında Avrupa Bölgesel Konferansı’nın ülkemizin başkentinde gerçekleştirilecek olması bizler için gurur kaynağı. Öte yandan 2018 yılında yayınlanan Astana Deklarasyonu sonrası Uluslararası Eczacılık Federasyonu’nun Avrupa’da gerçekleştireceği ilk konferansa ev sahipliği yapıyoruz. 23 – 25 Ekim tarihlerinde 53 ülkeden eczacılar bir araya gelecek; mesleğimizin bugününü ve yarınını konuşacak, mesleğimizi ileriye taşıyacak fikirler ortaya koyacağız. Bu Konferans aynı zamanda eczacıların birinci basamak sağlık hizmeti sunumunda sağlık sistemine sağladığı katma değeri göstermek için çok önemli bir fırsat. Konferans’ın temasında da geçtiği üzere; eczacılıkta geleceğe doğru hamle gerçekleştirecek ve birlikte mesleğimizin geleceğine unutulmaz bir imza atacağız.

    Türk Eczacıları Birliği olarak; kongre, konferans, çalıştay gibi bilimsel çalışmalar gerçekleştiren ve hızla değişen dünya koşullarına uyum sağlamak adına eczacıların sürekli mesleki gelişimini destekleyen bir sağlık meslek örgütüyüz. Bu bilinçle Avrupa Bölgesel Konferansı’nı layıkıyla tamamlayacağımıza inancım tam. Gerek Uluslararası Eczacılık Federasyonu gerek Türk Eczacıları Birliği olarak uzun süredir bu Konferans’ın hazırlığını yapıyoruz. Sizlerin aracılığıyla tüm meslektaşlarımızı Konferansımıza davet ediyor ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

 

2. -Konferansın ev sahipliğinin Türk Eczacıları Birliği’ne verilme süreci hakkında neler söyleyebilirsiniz?

    Birinci basamak sağlık hizmetlerinin, sağlık alanındaki problemlerin çözümündeki öneminin vurgulandığı ve bu hizmetlerin daha da genişletilmesinin gelecekteki problemlerin giderilmesindeki gerekliliğinin vurgulandığı Astana Deklarasyonu 2018 yılında yayınlandı. Uluslararası Eczacılık Federasyonu, Birinci basamak sağlık hizmetlerinde eczacının rolünün artırılması hedefiyle “Bölgesel Konferanslar” düzenlemeye başladı. Bölgesel Konferansların ilki, geçtiğimiz Nisan ayında Ürdün’ün başkenti Amman’da,  “Geleceği Birlikte Düşünmek: Daha İyi Sağlık Hizmetleri İçin Eczaneyi Dönüştürmek” teması ile gerçekleştirildi. Bu konferansa Türk Eczacıları Birliği olarak katılım sağladık ve meslektaşlarımıza Türkiye’de eczacıların sağlık sistemine sunduğu katkıları anlatma fırsatı yakaladık. Birinci Bölgesel Doğu Akdeniz Ülkeleri Konferansı’ndan sonra söz konusu gündemin Avrupa’ya taşınması kararlaştırıldı ve ev sahipliği Birliğimize verildi. Ev sahipliğinin bize verilmesinin en önemli sebebinin, Astana Deklarasyonu’nda işaret edilen konular ile Türk Eczacıları Birliği’nin politikalarının örtüşmesi olduğuna inanıyorum. Türk Eczacıları Birliği olarak bugüne dek birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması yönünde pek çok politika geliştirdik ve uluslararası alanda pek çok farklı iş birliğine imza attık.

    Örnek vermek gerekirse; Türk Eczacıları Birliği, Dünya Sağlık Örgütü’nün birinci basamak sağlık hizmetinde hipertansiyon kriterlerinin %50 oranında gelişmesini hedeflediği pilot projesine katılan dünyadaki tek eczacı örgütü.  Bunun yanı sıra önemli bir örneği daha paylaşmak isterim: Türk Eczacıları Birliği, Rehber Eczanem Programı kapsamında Dünya Sağlık Örgütü, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ve Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Daire Başkanlığı ile birlikte Türkiye’de Kan Basıncının İyileştirilmesi Projesi’ne katıldı. Bu proje Dünya Sağlık Örgütü’nün yürüttüğü RESOLVE Projesi’nin de bir parçasıydı. Dünya Sağlık Örgütü’nün Resolve Projesi; 30 yıl içinde hipertansiyonun hâlihazırda küresel olarak yüzde 14 olan kontrol oranını yüzde 50’ye çıkartmayı, tuz alımını yüzde 30 düşürmeyi, yapay trans yağ alımını azaltmayı ve bu sayede gelecek 30 yıl içinde 100 milyondan fazla ölümü engellemeyi amaçlıyor. Bu projeye Türkiye’nin de içinde olduğu 7 ülkede katılım sağlamış durumda ve gururla söyleyebilirim ki eczacı katılımı olan tek ülke Türkiye.

 -  Bu konferans, Astana Deklarasyonu’ndan sonra Uluslararası Eczacılık Federasyonu’nun gerçekleştirdiği ikinci konferans olma özelliğini taşıyor. Astana Deklarasyonu doğrultusunda birinci basamak sağlık hizmetlerinde eczacıların rollerinin nasıl olacağını düşünüyorsunuz?

    Günümüzde her alanda olduğu gibi sağlık alanında da hızlı ve radikal değişimler söz konusu. Geleceğin sağlık ihtiyaçlarının bugüne kıyasla epey farklılık göstereceği ortada. Bu değişim ve gelişmelere eczacılık mesleği de kendisini hazırlamak durumunda. Mesleğimizi her koşulda yenilemek, daha etkili, daha güvenli, daha kapsayıcı bir eczacılık hizmet modelini geleceğe taşımak her daim öncelikli hedefimiz olmalı. Sürdürülebilir bir eczacılık modelini ortaya koymak bu noktada hayati önem taşıyor kanaatimce. Sürdürülebilir bir eczacılık hizmet modelini uygulamanın ilk yolu da eczacılık hizmetlerini sunarken hastanın, toplumun ve doğanın korunmasını odağa almaktan geçiyor. Tabii bunun yanı sıra ilaca erişim konusunda kesintisizlik ve eczanelerimizi sağlığa açılan kapılar olarak güçlendirmek çok önemli. Sağlığın korunması, hastalıkların önlenmesi sürecinin çok önemli bir parçası. Eczacıların akut ve kronik hastalara hizmet sunmanın yanı sıra sağlığın geliştirilmesi ve yayılması adına roller üstlenmesi; insan merkezli eczacılığa katkı sunması gerekiyor. Tüm bunların yanı sıra ilacın üretiminden dağıtımına, muhafazasından imhasına kadar her aşamasında eczacının yer alması da kriterlerden birisi. Elbette tüm bunların hayata geçirilmesi doğru bir zamanlama ve planlama ile mümkün olacak. Eczacılık eğitiminin yeniden yapılandırılması, istihdam politikalarının gözden geçirilerek düzenlenmesi, mesleki ve bilimsel kapasitemizin güçlendirilmesi gibi farklı süreçleri barındıran çoklu bir bakış açısının bizi hedefimize daha hızlı ulaştıracağına inanıyorum.

“Meslek hakkı adına attığımız adımları görünür kılacağız”

4. -Türk Eczacıları Birliği bu konferans ile neleri başarmayı hedefliyor?

Bu konferans ile Avrupa’dan eczacılık alanında çalışan çok önemli katılımcıları Ankara’da ağırlayacağız. Mesleğimiz adına büyük bir bilgi ve tecrübe paylaşımı olacağına inanıyorum. Türkiye’de hâlihazırda sunulmakta olan eczane hizmetlerinin kaliteli ve uygulanabilir olduğunu sağlık otoritesine, kamuoyuna, Avrupalı meslektaşlarımıza göstermek istiyoruz. Bununla birlikte Türkiye’de sunulmayıp Avrupa’da sunulan birinci basamak eczane hizmetlerinin gerekliliğini ve yapılabilirliğini sağlık otoritesine göstermeyi hedefliyoruz. Elbette bu yolda meslek hakkı adına attığımız adımları görünür kılmak öncelikli hedeflerimizden. Avrupa bölgesinde eczanelerden sunulan birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, hizmetin kalitesi ve faydasının ölçülmesi, bu alandaki bilginin daha hızlı paylaşılabilir hale gelmesini sağlayacak hizmet ve iletişim ağları yaratmak gibi bir amacımız da var.

Bu amaçlar konferans sırasında doğrudan paylaşımlarla sonuçlandıracaklarımız… Bir de Konferans sonunda hedeflediğimiz noktalar var. Bunlardan en önemlisi konferansla amaçladığımız konulara yönelik olarak, paydaşların hepsiyle ortak olarak hazırlanmış bir Konferans Raporu’nun yazılması ve bunun eczacılık alanında bir başvuru kaynağı olarak yer almasını sağlamak. Böylece bu konferansın tüm çıktıları herkese ulaşacak ve istenildiğinde geri dönülüp referans gösterilebilecek.

Meslektaşlarımız ve sağlık alanının partnerleri arasında bir iş birliğini amaçlıyoruz. Bu iş birliğinin en önemli gereklerinden bir tanesi geniş, sürekli gelişmeye açık bir bilgi birikiminin yaratılmasıdır. Bu sebeple hedeflerimizin arasında Avrupa’da birinci basamak sağlık hizmetleri ile ilgili veri tabanı oluşturulmasına öncülük etmek de var. Bu veri tabanı ile Ankara’da başlayan bilgi paylaşımı ve iş birliği durmaksızın devam edecektir.

Son olarak geleceğe bir iz bırakmak da hedeflerimizin arasında. Sağlık otoritesinde ve eczacılarda geleceğe yönelik bir vizyon oluşturmak ve bunun pratik uygulamalarını hayata geçirme iradesini ortaya koyarak sağlık alanından farklı kurumlarla birlikte bir Ankara Taahhüdü yayınlanmasını hedefliyoruz. Bu Taahhüt, hem Konferansımızın değerini artıracak, hem de yapılan güzel işlerin “sıfır noktası” olarak Ankara’yı her daim hatırlatacaktır.

5. "Katılımcıları nasıl bir program bekliyor?"

Konferansta aşılama, bulaşıcı olmayan hastalıklar, yaşam tarzı değişiklikleri gibi çeşitli alanlarda eczacıların katkısının güçlendirilmesinin yanı sıra;  hastaların sağlık hizmetlerine ve ilaca erişimini kolaylaştıracak önlemler, eczacı işgücü planlaması gibi güncel başlıklar da kapsamlı bir şekilde yer alıyor. Konferansımızın temasını destekleyecek nitelikte konuların yer aldığı oturumlarda; birbirinden kıymetli bilim insanları, kamudan, bürokrasiden, meslek örgütlerinden, sivil toplum kuruluşlarından değerli isimler söz söyleyecek. Bilimsel programın yanı sıra Anadolu’nun tarihini ve kültürünü tanıtma amaçlı sosyal programlar hazırlandı. Katılımcılarımızı, hem bilimsel hem sosyal açıdan kapsamlı ve zengin bir program bekliyor.

-Konferansın teması “Birinci Basamak Sağlık Hizmeti Sunumu: Eczacılıkta Geleceğe Doğru Hamle” ve Sağlık Bakanlığı yakın bir zaman önce eczaneleri birinci basamak sağlık kuruluşları olarak belirledi. Buradan yola çıkarak eczacıların bu rolünün pekiştirilmesi ve sürdürülebilir olması adına Türk Eczacıları Birliği nasıl bir yol yürümeyi planlıyor?

Bu noktada üzerimize düşen ilk görevin; birinci basamak sağlık hizmetlerinde meslektaşlarımızın rol ve sorumluluklarının, belirli uygulama standartları ve kalite ilkeleri temelinde hayata geçirilmesini desteklemek olduğunu düşünüyorum. Eczacının sağlık sistemine sunduğu katkının tanınması, meslektaşlarımızın emeğinin görünür kılınması ve bir kez daha vurgulamak isterim ki bunların sonucunda meslek hakkını elde etmek de Türk Eczacıları Birliği olarak önemsediğimiz bir diğer mevzu. Elbette attığımız/atacağımız her adımda ulusal ve uluslararası seviyede her türlü savunuculuk faaliyetini yürütmek,  bir sağlık meslek örgütü olarak öncelikli hedefimiz. 

Attığımız ve atacağımız her adımın aynı zamanda halk sağlığına değer katacağının bilinciyle hareket ediyoruz. Henüz yolun başındayız ve mesleğimiz adına yapılacak çok şey, yürünecek çok yol var. Esasında bu noktada Rehber Eczanem Programı’nı anmakta fayda görüyorum. Meslektaşlarımızla, hocalarımızla, meslek örgütümüzün yöneticileriyle ilk başladığımızdan bu yana muazzam bir mesafe kat ettik. Rehber Eczanem Programı’nın temel amacının eczacıların hasta sağlığına sunduğu katkıyı görünür kılmak olduğunu söyleyebilirim.

7. -Rehber Eczanem Programı’ndan bahsettiniz. Ve konferansın gerek teması gerek konu başlıkları düşünüldüğündeRehber Eczanem ile elde edile kazanımlar ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Rehber Eczanem Programı, 2015 yılında 24 eğitici ve 254 gönüllü eczacı ile başladı. Astım KOAH hastalık yönetimi üzerinden 8 Bölge Eczacı Odası ile başlayan bu uygulama 2016 yılında ülke geneline yaygınlaştırıldı. 2017 yılında ise kapsamı daha da genişletilerek Program’a Diyabet, Farmasötik Bakım ve Hipertansiyon eğitici eğitimleri dâhil oldu. Bugün geldiğimiz noktada saydığım modüllere ilişkin eğitimlerimiz devam ediyor. Türkiye genelinde toplamda 280 eğitici eczacı ve 52 koordinatör aracılığı ile verilen Rehber Eczanem Hastalık Modülü Eğitimleri ile toplamda 6055 eczacıya ulaşmış durumdayız. Yayınlar ve hastalara yönelik bilgilendirme broşürleri ile de bu alanda sürekli bir etkileşim ve iletişim ağı yaratıyoruz.

Elde ettiğimiz bir diğer kazanım Rehber Eczanem’in meslektaşlarımız ve hastalarımız tarafından sahiplenilmesi oldu. 2019 yılı için konuşacak olursak bu seneyi daha çok program ile ilgili savunuculuk çalışmalarına ayırdık. Uluslararası alanda da bu çalışmalarımızı sürdürdük. Örneğin Dünya Sağlık Örgütü’nü ziyaret ederek programımızın tanıtımını gerçekleştirdik ve önemli bir işbirliğine imza attık. Artık Dünya Sağlık Örgütü – Sağlık Bakanlığı iş birliği ile yürütülen Türkiye’de Kan Basıncının İyileştirilmesi Projesi’ne eczacıların katılmasının yürütülmekte olan çalışmaları güçlendireceği konusunda görüş birliğine varıldı. TİTCK’nın da dâhil olmasıyla ekibi genişlettik. Dünya Sağlık Örgütü Türkiye Temsilciliği, TİTCK, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Kronik Hastalıklar ve Yaşlı Sağlığı Daire Başkanlığı ve Birliğimiz “Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinde İşbirliğinin Geliştirilmesi İçin Atılacak” adımlar başlıklı bir toplantı gerçekleştirdi. Gördüğünüz gibi ortaya koyduğumuz Program hem meslektaşlarımız arasında sahipleniliyor hem de uluslararası alanda da birçok değerli paydaşın iş birliğiyle yeni noktalarda kendisini gösteriyor.

Şimdi önümüzde TEB ve FIP iş birliği ile 23-25 Ekim tarihlerinden Ankara’da düzenlenecek olan Uluslararası Eczacılık Federasyonu Avrupa Bölgesel Konferansı var. Konferansın teması bildiğiniz gibi “Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri: Eczacılıkta Geleceğe Doğru Hamle”. Bu noktada Rehber Eczanem Programımız da bu temaya örnek teşkil edecek şekilde, bir başarı süreci olarak önümüzde duruyor.

Bu Konferans yoluyla, bugüne dek uluslararası pek çok platformda yaptığımız gibi Rehber Eczanem Programı ile elde ettiğimiz deneyimleri paylaşma fırsatı yakalayacağımıza ve mesleğimiz ile ilgili önemli kazanımlar elde edeceğimize inanıyorum. Bundan sonra da halk sağlığına, mesleğimize değer katmak adına ulusal ve uluslararası iş birlikleri geliştirmeye, bunların yansıması olarak da meslek hakkımızı elde etmek adına adımlar atmaya,  birlikte üretmeye devam edeceğiz. 


Eczacının Sesi


Son eklenen haberler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.



Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim