Efsun ÇELİK

İNSANLIĞIN ONURUNU KAYBETTİĞİ GÜNLERDEN BİRİ

11-07-2007


İNSANLIĞIN ONURUNU KAYBETTİĞİ GÜNLERDEN BİRİ




“Yugoslavya, altı cumhuriyet, beş ulus, dört dil, üç din, iki alfabe, bir siyasal parti ve sadece bir Yugoslav’dan (Tito) ibarettir”

(Eski bir Yugoslav deyimi)



İnsanlık onurunun ayaklar altına alındığı kara gün, 11 Temmuz 1995. Aradan tam 12 yıl geçti. Bu tarih insanlığın imtihanı kaybettiği tarihtir. Bu tarih BM, NATO, AB ve diğer insani kuruluşların güvenirliklerinin sarsıldığı tarihtir. Barış Gücü, güvenli bölgelerde Müslümanların silahlarını topladı, ancak güvenliklerini sağlamadı. Sırplar bu "güvenli bölgelere" saldırdıklarında ise Barış Gücü seyirci kalmıştır. Bu tarih 8 bin masum boşnağın Sırp çetnikleri tarafından topluca katledildiği tarihdir. Kısacası bu tarih Srebrenitsa'lı anaların, çocukların ağlaştığı tarihdir.


11 temmuz 1995 günü Srebrenitsa'ya giren Sırp güçleri II. Dünya Savaşı'ndan sonra en büyük etnik kıyıma imza atmıştır. Srebrenitsa'da 12 yıl önce bugün işlenen katliamda öldürülen Boşnakların kesin sayısı bilinmemektedir. Srebrenitsa katliami İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da gerçekleşmiş en büyük toplu insan katliamı olması ve Avrupa'daki hukuki olarak ilk belgelenmiş soykırım olması açısından da önem taşımaktadır.



Bosna-Hersek’te yaşanan ve binlerce insanın ölümüyle neticelenen savaş hâla dünya kamuoyunun hafızalarından silinmiş değildir. Bu kanlı savaşın en trajedik katliamlarından birisi Bosna’nın doğusunda bulunan Srebrenitsa’da yaşanmıştır. Birleşmiş Milletler tarafından Güvenli Bölge ilan edilen Srebrenica’da binlerce insan, yine Birleşmiş Milletler’in ve tüm dünyanın gözü önünde Sırplar tarafından katledilmiştir. İkinci Dünya Savaşından bu yana yaşanan bu en büyük katliam hala tam anlamıyla açıklığa kavuşturulmuş değildir. Katliamdan kurtulanlar hâla bu meşum olayın etkisiyle acı çekmekte, zor şartlar altında hayatlarını devam ettirmeye çalışmakta ve katliamın sorumlularının ceza almadan serbestçe dolaşması onları her gün bir kez daha yaralamaktadır.



Srebrenitsa'da neler oldu?
 
Üzerinden 12 yıl geçen Srebrenitsa katliamına kadar olaylar şöyle gelişti:  


Nisan 1992:
Bosna-Hersek'te savaş başladı. Sırp ordusu doğuya doğru hızla ilerledi ve nüfusun yüzde 75'ini Müslümanların oluşturduğu 36 bin nüfuslu Srebrenitsa'yı ele geçirdi. Birkaç ay sonra Boşnaklar kasabayı geri aldı.


Ocak-Mart 1993:
Sırplar Boşnakların elindeki bölgelere karşı saldırıya geçti. Srebrenitsa ve Zepa, Sırpların elindeki bölgenin oldukça içlerinde, düşman birlikler tarafından kuşatılmış bölgeler haline geldi. Çevre bölgelerden kaçan Boşnakların göçü sonucu Srebrenitsa'nın nüfusu 60 bine çıktı. Su, gıda ve tıbbi malzeme kıtlığı başladı


Nisan 1993:
Birleşmiş Milletler, Srebrenitsa, Zepa ve Gorazde'yi, diğer üç bölge ile birlikte BM koruması altındaki 'güvenli bölge' ilan etti. BM Barış Gücü, bu bölgelere asker sevk etti ve Sırp saldırıları durdu.  Ancak Srebrenitsa etrafındaki Sırp kuşatması devam etti ve sonraki iki yıl içinde çok az sayıda insani yardım konvoyunun kasabaya girmesine izin verildi.


Mart 1995:
Karaciç, Srebrenitsa ve Zepa'nın tamamen dış dünyadan koparılmasını emretti ve yardım konvoylarının bu kasabalara ulaşması engellendi.


9 temmuz 1995:
Karaciç, Srebrenitsa'nın alınması emrini verdi. Sırplar kasabayı ele geçirmek için 'Krivaya 95 Operasyonu'nu başlattı. Srebrenitsa'yı kuşatan Sırplar, BM Barış Gücü'ndeki Hollanda askerlerinin gözetleme mevzilerine saldırdı ve 30 kadar Hollanda askerini rehin aldı.


10 temmuz 1995:
Sırp ordusu Srebrenitsa'ya top ateşine başladı. Hollanda güçleri Sırplara, sabaha kadar geri çekilmezlerle NATO'nun hava saldırısı düzenleyeceği tehdidinde bulundu.


11 temmuz 1995:
NATO savaş uçakları Srebrenitsa etrafındaki Sırp tanklarını bombaladı. Sırp ordusu kasabaya bombardımana yeniden başlayacağı ve rehin Hollanda askerlerini öldüreceği tehdidinde bulundu. Aynı günün akşamı Sırp Genelkurmay Başkanı Ratko Mladiç Srebrenitsa'ya girdi.


 11-18 temmuz 1995:
Aynı akşam 15 bin kadar Boşnak askeri ve sivil, dağları aşarak Srebrenitsa'yı terk etti. Birçok Boşnak bu sırada topçu ateşi ve keskin nişancı ateşiyle öldürüldü. Sırp askerleri yakalayabildiklerini de öldürdü. Srebrenitsa içindeki Sırp askerleri ise kadın ve çocukları ayırarak, otobüsler ve kamyonlarla Boşnakların elindeki bölgelere gönderdi.16 yaş ile 70 yaş arasındaki yaklaşık 8 bin Boşnak erkek, depolara, okullara ve ambarlara dolduruldu ve kurşuna dizilerek toplu mezarlara gömüldü.



Yazarın diğer yazıları

Yazıların tüm hakki Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.

Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.