Dr. Ecz. Derya BEKTAŞ

Toplumsal Bağışıklık

03-03-2020


Aşılama her ülkenin ulusal sağlık sisteminin bir parçasıdır. Aşı hem bireysel bağışıklanmayı sağlar hem de aşılanmamış kişilerin, aşılanan kişiler nedeniyle, hastalık etkeni ile temaslarının azalması sonucu, toplumda o hastalığın görülme hızının azalması demek olur ki buna toplumsal bağışıklık denir.1 Aşı olmayı reddetmek, oluşabilecek bireysel zararlarla birlikte toplum sağlığını da tehdit eden bir davranıştır. Toplumda aşılama oranının düşük olması, doğuştan bağışıklık sistemi düşük olan bebekleri, kanser hastalarını ve hamileleri tehdit etmektedir. Aşılama hizmetlerinde, aşı olmaması gereken bireyler dışındaki (doğuştan bağışıklık sistemi hastalığı olan çocuklar, kanser vb hastalıkların tedavisi nedeniyle bağışıklık sistemi bozulmuş olanlar, ağır beslenme bozukluğu olan çocuklar) kişilerin tamamının aşılanması gerekmektedir.2 Çünkü aşılanmamış kişilerde gelişebilecek hastalıklar aşılanan kişilerin de hasta olmasına sebep olabilir. Bu nedenle Aşı olma kararı salgın yapabilen enfeksiyonlar söz konusu olduğunda bireysel bir karar değil toplum sağlığı için bir gerekliliktir. Bu konu halk sağlığı açısından çok kritiktir.

*Aşı üretimi ve aşı içeriği

Bir aşının geliştirilmesi ve üretilmesi yıllarca süren, zorlu bir süreçtir. Laboratuvar koşullarında yapılan çalışmalarla başlayan süreç, klinik çalışmalar ile devam eder. Aşı üretim süreci; hedeflenen hastalık etkenine karşı aşı üretiminde kullanılabilecek suş ve antijenlerin üretilmesi (hücre kültürü, rekombinant DNA teknolojisi), aşı formülasyonlarının hazırlanması, in vitro deneyler ve in vivo hayvan deneyleri ve klinik çalışmalardan oluşmaktadır.  Klinik çalışmaların ilk aşamasında, az sayıda kişi üzerinde aşının güvenliği ve bağışıklık geliştirme özellikleri araştırılır. İkinci aşamada, yüzlerce kişinin katılımıyla doz aralığını belirlemeye yönelik çalışmalar yürütülür. Son olarak üçüncü aşamada, binlerce kişinin katıldığı, aşının etkinliği ve güvenliğinin belirlendiği çalışmalar yapılır.2 Bu aşamaları tamamlayan ürün, lisans almak ve piyasaya çıkmak üzere başvuruda bulunabilir.

 

Resim 1: Jonas Sand, çocuk felci aşısının patentini almayıp insanların hizmetine sunan bilim insanı. Kendisine aşının ‘neden patentlemediği’ sorusu yöneltildiğinde ise Salk, şu cevabı verir: “İnsanlığa ait, patenti yok diyebilirim. Güneşi patentleyebilir misiniz?”

 

Aşılar, doğal enfeksiyon sonucu gelişen yanıtlara benzer bir bağışıklık yanıt oluşturmak için vücuda verilirler. Hastalığı geçirmiş olmak da kişiye bağışıklık kazandırır. Ancak aşılanmak yerine hastalık geçirilerek bağışıklık kazanmanın çok zararlı sonuçları da olabilir. Kızamığa bağlı ensefalit, körlük ve ölüm, kızamıkçığa bağlı doğum kusurları, bakteriyel menenjit sonrasında zekâ geriliği ve sinir hasarı, çocuk felci enfeksiyonundan sonra kalıcı felçler, Hepatit B virüsüne bağlı olarak karaciğer kanseri veya ölüm gibi ağır bedeller ödenebilir.3 Bebeklerin, özellikle ilk yılları, hastalıklara karşı en savunmasız dönemleridir. Birçok hastalığa karşı anneden geçen antikorlar bebeği kısa bir süre korurlar. Fakat Hepatit B taşıyıcısı bir anneden doğan bebeğe doğum sırasında hastalık geçebilir. Bu nedenle  Hepatit B aşısı doğumdan hemen sonra yapılmaktadır. Kızamık, kızamıkçık, kabakulak ve suçiçeği aşıları ise en iyi yanıt alınan bir yaşında yapılmaktadır.4 Türkiye’de bu kapsamda ilk yoğun aşılama programı 1981 yılında 5 hastalığa karşı başlatılan genişletilmiş bağışıklama programıdır. Bu program 2005 yılında 7 hastalığa karşı, 2013 yılında 13 hastalığa karşı toplam 18 doz aşı olacak şekilde genişletilmiştir.1  

Aşıların içeriği; aktif bileşen, aşıya eklenen yardımcı maddeler ve aşı üretim sürecinde kullanılan maddeler olarak üç gruba ayrılır. Aşı içeriği; aktif bileşen suş ve antijenler bağışıklığın oluşmasını sağlarken, adjuvan antijenin bağışıklık sistemine yönelmesini kolaylaştırır, koruyucu madde olarak tiomersal, neomisin, streptomisin, polimiksin B, gentamisin gibi antibiyotikler, jelatin stabilizatör, süspansiyon sıvıları da saf su ya da serum fizyolojikten oluşmaktadır.

 

    Kaynaklar

1.      Bozkurt Hayrunnisa Bekis, Türkiye Aşı Reddine Genel Bir Bakış ve Literatürün Gözden Geçirilmesi, Kafkas Journal Medicine Science 2018; 8(1):71–76.

2.      Birinci Basamak Sağlık Çalışanları İçin Aşı Rehberi. Erişim 30 Kasım,2019

http://www.ttb.org.tr/kutuphane/asi_rehberi.pdf

3.      Aşı Karşıtlarının İddiaları ve Bilimin Yanıtları. Erişim 30 Kasım,2019.

http://www.ttb.org.tr/userfiles/files/As%CC%A7%C4%B1%20kars%CC%A7%C4%B1tlar%C4%B1n%C4%B1

n%20iddialar%C4%B1%20ve%20gerc%CC%A7ekler.pdf

4. Aşılama Konusunda Kararsız Olan Kimselere Gerçekleri Öğretmeliyiz. Erişim 30 Kasım, 2019. https://www.ato.org.tr/announcement/show/358

 


Yazarın diğer yazıları

Yazıların tüm hakki Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.

Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim

Yazı ve fotoğrafların tüm hakkı Eczacının Sesi e-gazeteye aittir. İmzalı yazılar, yazarlarının görüş ve sorumluluğu altındadır. Eczacının Sesi e-gazetenin adı kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.