1. Pazar Yazıları
  2. Zafer Şarlayan
  3. z.sarlayan@eczacininsesi.com

20-11-2017


Pygmalion

Galetea, Galetea, Galetea”

Üç kez fısıldadı, her zaman oturduğu balkondan Kıbrıs’ı izlerken…

“Evet senin adın Galetea” adının anlamını sonuna kadar hissederek söylemişti bu ismi… Galeta; Uyuyan aşk demekti…

Galeta hem bedeniyle, hem ruhuyla uyuyordu onun için… Bir gün bir şekilde uyanacağını biliyordu yaptığı heykelin… O bir heykel değildi ki… Yapmaya başladığı ilk andan itibaren bunu hissediyor, bunu söylüyor ve ona göre davranıyordu…

Eve dönüşleri sevdiğine koşan bir aşık gibiydi. Ellerinde mücevherler, çiçekler, hediyeler…

Her gün yeni bir takıya süslüyordu onu, rengarenk giysilerle giydiriyor ve ona bir daha bir daha bakıyordu.

Komşular, dostlar hayretler içinde bakarken o daha da ileri gitmişti…

Balkonda kahvaltı masasını hazırlamadan önce onun sandalyesini çekerek nazikçe yerine oturmasını sağlıyordu. Masaya iki tabak, iki fincan, kahvaltılıklar ve bir küçük kavanozda gül koymayı da unutmuyordu hiçbir zaman…

Birlikte saatlerce evde geçirilen zamanlar yetmemeye başlamıştı. Artık dışarı da çıkmalıydılar. Yine özenle giydirip onunla alışverişe, çarşıya, pazara çıkmaya başlamıştı görenlerin şaşkın bakışları arasında… O kadar inanıyordu ki ona en ufak bir şüphe bile bırakmıyordu onları izleyen insanlara… Bazen yanındakinin gerçekten yaşayan bir kadın olduğunu düşünenler bile çıkabiliyordu… Yine de tüm gözler her akşam, her sabah onların üzerindeydi.

Tabi ki kim istemezdi ki böyle bir bağlılığı, inancı, sevgiyi, ilgiyi... Taş olsa dayanır mıydı?

Zaman geçti… Birgün bile değişmedi Pygmalion…

Ve bir sabah güneşin ilk ışıkları vururken Kıbrıs sokaklarına bir erkekle bir kadının sokak boyunca el ele yürüdüğüne şahit oldular…

Erkek Pygmalion’dı ama kadın kimdi?

Uzun uzun arkalarından baktılar. Yan yana gelerek konuşmaya başladılar. Evet o, bakın boyu, duruşu gerçekten o Galeta… Yavaş yavaş uzaklaşan ikili sabahın ilk ışıklarında hayal gibi yok oldular… O günden sonra ikisini de gören olmadı.

         Uyuyan aşk Galeta uyanmıştı. Pygmalion o kadar inanmıştı ki ona taşı hareket ettirmişti.

Kimine göre Pygmalion yine her zamanki gibi eve elinde hediyelerle döndüğünde Galeta onu kapıda karşılamıştı. Büyük bir mucizeydi bu…

Kimine göre Pygmalion onu öperken bir süre sonra Galeta’da onu öpmüştü…

İnsanlar günlerce, aylarca, yıllarca bunu konuştular…

Bir şeye gerçekten inanırsan, yüreğinle istersen, vazgeçmezsen olur dediler birbirlerine…

Uyuyan aşk ta uyanır,

Taşa can da gelir…

 

z.sarlayan@eczacininsesi.com

 


Son eklenen yazılar

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.
Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim