Defter ve faturaların müfettişe ibraz edilmemesi

Son güncelleme:15-10-2018

 Bilindiği gibi, vergi incelemelerinde  uyulacak  usul ve esaslar hakkındaki  yönetmelik  31.10.2011 gün ve  28101 sayılı RG’de yayımlanarak   yine aynı tarihte yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.   Bu yönetmelik   ve  esas itibariyle  213 sayılı VUK’nun  140. maddesi ile  13.12.1983 tarihli ve 178 sayılı  Maliye Bakanlığının  Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde  Kararnamenin ilgili  maddelerine göre;  vergi incelemelerinde yeni bir dönem başlamıştır.  Gerek bu  yeni vergi incelemelerinde uyulacak  esaslar hakkındaki yönetmelik  ve  gerekse vergi usul  yasası hükümlerine göre  yürütülecek  vergi incelemeleri  konusunda yeni bir süreç başlamaktadır.

Vergi mükelleflerinin  kanunen tutmak  ve kullanmak  zorunda olduğu  defter ve belgeler ile ibrazı gerekli diğer kayıtların vergi incelemesine yetkili kimselere süresi içerisinde  mazeretsiz olarak ibraz etmemesi halinde  bu fiil  defter ve belgelerin  gizlenmesi, kaçakçılık suçunu oluşturmaktadır.(1)  Bu  fiilin yaptırımı 18 aydan  3 yıla kadar hapis cezasıdır.(2)

Defter  ve belgelerin  vergi müfettişine gizleme dolayısıyla ibraz edilmemesi  durumunun somut  belgelerle  kanıtlanması  zorunludur.  Aksi takdirde gizleme fiilinden söz edilemez.   Varlığı ve tasdiki  noter veya anlaşmalı matbaalarca  bilinen  defter, kayıt  ve belgelerin  herhangi bir çekinme nedeni olmaksızın   vergi müfettişine ibraz edilmemesi halinde fiil resen  takdiri  gerektirir. Mükellefin KDV indirimleri  reddedilir.   Ve olay  takdir komisyonuna sevk edilir.(3)

Diğer yandan, defter ve belgelerin  ibraz edilmemesi fiilinin suç  oluşturmadığı  haller ise:  ibraz isteğinin  vergi incelemesine yetkili olmayanlarca yapılması halinde bu  fiil suç teşkil etmez.(4) Ayrıca, ibraz edilmeyen defter ve belgelerin  mevcudiyeti noter kayıtları  veya diğer şekillerde sabit olması  zorunludur.  Bunun yanı sıra defter ve belgeler dışındaki kayıtlar veya yardımcı materyalin  ibraz edilmemesi halinde, suç oluşmaz.(5) Mükellefin defter ve belgelerini  vergi müfettişine  inceleme için  ibraz etmemesi halinde  mükellefin  Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusu nedeniyle VUK md. 359 hükmü gereği  sevk edilebilmesi için defter, kayıt  ve belgelerini yeniden  usulüne uygun  olarak  “ikinci kez” istenmesi  ve bu  ikinci kez istemeye rağmen ibraz edilmemesi  halinde  götürülmemesi  halinde suç duyurusunda bulunulacaktır.(6)

Bu  nedenle, birinci  kez özel  usulsüzlük cezası  kesildikten sonra mükellefe yeniden 15  günden  az  olmamak  üzere bir süre daha verildikten sonra, bu  ek  süreye rağmen  defter  ve belgelerini ibraz etmeyen mükellefin “ibraz mecburiyetine uymadığı” kabul edilerek  resen  takdir yoluna gidilebilir. Amaç mükellefe ceza kesmek  değil, defterlerin  ibrazını  sağlamak  olduğuna göre, hatta ikinci kez özel  usulsüzlük cezası  da kesilmesi beklendikten sonra resen  takdir yoluna gidilmelidir.

İkinci  kez artırımlı özel usulsüzlük cezasının  kesilmesi  üzerine mükellefin defter  ve belgelerini ibraz etmesi  halinde,  bize  göre mükellefin  359. maddeye göre cezalandırılması  mümkün olmaz. 361. maddenin kaldırılma nedeni de bu  olmalıdır. Yani bütün idari işlemler   tamamlanmadan   mükellefin asliye ceza mahkemesine gönderilmesi önlenmelidir.(7) 

Burada yeri gelmişken üzerinde durulması  gereken   en önemli nokta şudur:  vergi incelemesinin VUK md. 139 hükmüne göre uygun bir şekilde yapılmış olması zorunludur.  Başka bir ifade ile, vergi incelemesinin öncelikle mükellefin işyerinde yapılması esastır.(8)   Mükellefin işyeri vergi incelemesine uygun değilse ki, bu durum tutanak ile tespit edilmelidir.(9)  Mükellefin işyeri incelemeye uygun olmadığı  hallerde vergi incelemesi inceleme elemanının (vergi müfettişliği adresindeki çalışma odasında) bürosunda devam edilir.

Vergi müfettişlerinin inceleme yetkisi bulunmaktadır. Ayrıca, vergi dairesi  müdürleri ve mal müdürlerinin de  213 sayılı VUK’nun 135.  maddesine göre vergi incelemesi yetkileri mevcuttur. SGK müfettişleri veya iş müfettişleri vergi incelemesi konusunda yetkileri bulunmamaktadır.

Defter  ve belgelerin vergi incelemesi dışında başka bir nedenle ibraz edilmesinin talep edilmesi halinde defterleri gizleme fiilinden bahsedilemez. Ayrıca, defter  ve belgelerin mutlak surette tarh zamanaşımı  süresinde ibrazı talep olunabilir. Zamanaşımının bitmesine 15 günden az bir süre kalması  halinde defterlerin istenilmesi durumunda, defterleri ibraz etmeyen mükellef hakkında defterlerin gizlenme fiilinden  bahsedilemez. Örneğin, 20 Aralık 2012 tarihinde tebliğ edilen bir yazı ile  2007 takvim yılına ait  defter  ve belgelerin ibrazı istenilmesi halinde 5 yıllık süre 5 Ocak 2013’de son bulacağından  dolayı burada defterlerin gizlenmesi fiili söz konusu olamaz. 

Son olarak, mücbir sebepler nedeniyle defter, kayıt ve belgelerin ibrazı mümkün olmayabilir.(10)  Bu gibi  durumlar bilindiği gibi VUK md. 13’de düzenlenmiştir.   VUK md. 13’de yer alan ve 4 bent halinde sayılan mücbir sebeplerin  malum olması   veya ilgili  tarafından  tespit edilmesi  zorunludur.   Mücbir sebeplerden herhangi birinin mevcudiyeti halinde defter ve belgelerin ibraz edilmemesi halinde mücbir sebep ortadan kalkınca kadar suç oluşmaz.(11)

Sel, deprem, zelzele  ve bazı  tabi  afetler nedeniyle  kaybolan defter  ve belgeler hakkında  böyle bir durumun herkes tarafından biliniyor olduğu  varsayıldığından bu  durumun  kanıtlanması  zorunlu değildir. Çünkü bu  gibi durumlarda Bakanlar Kurulu  tarafından doğal afet ilan edilmektedir.  Ancak, yangın, hırsızlık işyerinin  nakli sırasında evrakların  zayi olması gibi (su basması dahil, sel hariç) gibi zayi olma durumlarında zayi belgesi ile durum ispat edilebilir.   Böyle bir durumun itfaiye raporu ve asliye ticaret mahkemesinden alınacak  bir karar ile tespiti zorunludur.  Mücbir sebep nedeniyle defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmesi hiç mümkün olmasa, saklama ve gizleme yönünden VUK’nun 359. md hükmüne göre işlem yapılmaz. Ancak, kayıt, defter ve belgelerin ibraz edilmemesi  dönem  matrahının  takdirine engel değildir.  Böyle bir durum karşısında tarh edilecek vergiye 3 kat veya 1 kat  Vergi Ziyaı Cezası uygulanmaz. Diğer taraftan,  kaybolan defter ve belge ile ilgili olarak asliye ticaret  mahkemesinden  alınabilecek  zayi belgesi gereğince  defterlerin  gizleme ile ilgili  suç oluşmayacağından  dolayı  hapis cezası ile ilgili  bir sonuç  ile karşılaşılmaz. Eğer, idare, mükellefin defter  ve belgelerinin   kaybolmadığını kanıtlarsa alınacak  asliye ticaret  mahkemesinin kararı bozulur.  Bu durumda,  mükellefin  zayi belgesinin  aksi idare  tarafından  kanıtlandığı için ceza uygulanır.(12) 

Varlığı noter kayıtlarıyla sabit olan defter ve belgelerin  ibraz edilmemesi halinde şu sonuçlar ortaya çıkabilir: 

1) İdare tarafından  takdir edilen matrah veya matrah farkı üzerinden  resen gelir vergisi, KDV, geçici vergi tarh edilir.  Ayrıca, tarh edilen  vergilere ait 3 kat VZC uygulanır. Daha sonra  mükelleften ikinci  kez defter ve belgelerin  ibrazı  talep edilerek  incelemenin işyerinde yapılması  istenir. (VUK md. 139).  Bilindiği gibi, yüksek mahkeme Danıştay’ın  da  vergi incelemelerini  mükellefin  işyerinde yapılması  gerektiği konusunda müstakar  hale gelmiş kararları vardır. 

2) İncelemenin işyerinde yapılması  dışındaki  durumlarda, birinci kez özel  usulsüzlük cezası kesildikten sonra  verilecek olan   süre neticesinde  de ibraz görevinin yerine getirilmemesini “ibraz etmeme” kabul ederek  resen  takdir yoluna gitmek  gerektiği  düşüncesindeyiz.   Hatta ikinci defa  özel usulsüzlük cezasının  kesilmesini  ve tebliğini  beklemek  gerekecektir. Asliye ceza mahkemelerinde  yargılanma açısından  ise ikinci defa özel  usulsüzlük cezası  kesildikten sonra  yine ibraz mecburiyetine uyulmadığı takdirde ise VUK  367 ve 359 md hükümlerine göre işlem yapılacaktır.   Ceza mahkemeleri  tarafından  hüküm verilebilmesi için  mükerrer 355 md hükmünün   tam olarak   uygulanıp uygulanmadığını aramak  zorundadır. VUK mük. 355. md hükmü, mümkün olduğunca  az sayıda  mükellefin  asliye ceza mahkemelerine gitmesini, uyuşmazlıkların  öncelikle idari aşamalarda örneğin, tarhiyat öncesi uzlaşma komisyonlarında  çözümlenmesi öngörülmektedir.

3) Defter ve belgelerin gizleme fiili nedeniyle VUK 359/2 md hükmüne göre  18 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile yargılanmak üzere durum vergi müfettişinin suç raporu ile  cumhuriyet savcılığına havale edilir.(13)

(1) Vergi müfettişlerine ibrazı zorunlu  defter  ve belgeler şunlardır:  yevmiye defteri, kebir, envanter defteri, bu  defterlerle ilgili  bütün alış, satış faturaları, ücret  bordroları ve deftere kaydedilmiş diğer fatura ve fatura yerine geçen belgeler

(2) VUK md.359/2

(3) VUK md. 30/3. Ayrıca resen  takdir nedeninin bulunması  durumunda mükellefe VUK md. 352 hükmü gereğince 2 kat usulsüzlük cezası kesilir. 

(4) VUK md. 139

(5)Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 6.7.2011 gün ve E:2011/5028-K:2011/4033 sayılı karları.

(6) Vergi müfettişi  tarafından   defter  ibraz yazısına rağmen  15 gün içerisinde defterini ibraz etmeyen mükellef hakkında  yapabileceği iki yaptırım  vardır.   Birincisi  VUK md. 30/3 hükmüne göre resen  takdir yetkisini kullanmak, ikincisi  de VUK’nun mükerrer  355. maddesine göre (ibrazı  gereken belgeler dahil)  birinci kez özel  usulsüzlük cezasının  kesilmesini sağlamak.

(7) SAKIP Şeker, “Defter  ve Belgelerin İnceleme Elemanına  İbraz Edilmemesinin Sonuçları”, Eskişehir SMMM Odası Web Sitesi

(8) VUK md. 139/1. Bu  konuda ayrıntılı  araştırma yapacak olanlar için bkz. ALPASLAN Mustafa – SAKAL Mustafa, Vergi Hukuku Uygulaması, Ocak 2008, Grafmat Basım.  Mükellefin işyerinde yapılacak incelemelerde defterlerin ibrazı için süre verilmesi şart değildir. Ancak,  ibraz için  süre talep  eden mükelleflere, mazeretinin haklılık  derecesine ve durumuna göre münasip bir süre verilmesi uygun  ve gereklidir. Bkz. ÖZBALCI Yılmaz, VUK Yorum ve Açıklamaları, Ekim-1998, s.226

(9) Vergi İncelemelerinde Uyulacak  Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik md. 13. Bu yönetmelik  için bkz. RG: 31.10.2011 gün ve 28101 sayılı. 

(10) ÖZYER M.Ali, Vergi Usul Kanunu Uygulaması, HUD Yayınları, Mart 2008, 4. Baskı, s.71

(11) Yargıtay 11. Ceza Dairesinin E:2001/6285-K:2001/784 sayılı ve 2.2.2001 günlü kararı.

(12) Bkz. TOKAT Yakup, Defter ve Belge İbrazından  Kaçınarak Vergi Sızıntısını  Gizleyen Mükellef Hakkında Bir Yargı Kararı, Yaklaşım Dergisi, Kasım 2005, Sayı: 155, s.80

(13) BAYKARA Bekir, Teori ve Pratik Yönleriyle Vergi ve Vergi Ceza Hukuku, HUD Yayınları, Aralık 2008, s.402 

Av. Nazlı Gaye Alpaslan

 

 


Hürses Gazetesi


Son eklenenler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.


Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim