Dedikodu Yapmak Tazminatsız İşten Çıkış Nedeni

Son güncelleme:20-09-2019

İş Kanunu’nda işverene, belirli durumlarda işçinin davranışlarından kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi verilmiştir.

İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir.

İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemeyecektir.

İşçinin tazminatsız işten çıkarılmasına yol açan sebepler

İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler İş Kanunda; İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı hâlde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması ile

  • İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması,
  • İşçinin, işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması,
  • İşçinin, işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, iş yerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da iş yerinde bu maddeleri kullanması,
  • İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması,
  • İşçinin, iş yerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi,
  • İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi,
  • İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı hâlde yapmamakta ısrar etmesi ve
  •  İşçinin kendi isteği veya savsaklaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, iş yerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması

şeklinde sayılmıştır.

Bu nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, iş yerlerinde işin  görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenler iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, yapılan fesihler Yargıtay’ın birçok kararında geçerli nedenlere dayandığını kabul edilmektedir.

Dedikodu nedeniyle tazminatsız fesih

Mahkemeye yansıyan bir olayda işçi, iş arkadaşı kadın işçi hakkında “amirin yalakası, dost hayatı yaşıyor..”  ve benzeri dedikodular yapması nedeniyle işveren söz konusu işçiyi tazminatsız ve ihbarsız işten atmıştır.

Konuyla ilgili yerel mahkeme kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödenmesi gerektiği yönünde karar vermiştir.

Olayın Yargıtay’a temyize intikali sonrasında Yargıtay vermiş olduğu kararında ise;

İşten atılan dedikoducu işçinin bu davranışını, İş Kanunu gereği iş yerinde başka bir işçiye sataşma olarak işverene haklı fesih imkânı verdiğini, dolayışıyla dedikodunun işveren açısından iş sözleşmesinin haklı olarak fesih etmesi hakkını verdiğinden dedikoducu işçiye kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi yönünde karar vermiştir.

Bahse konu kararda işçinin işverene veya ailesine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin işverene veya aile üyelerinden birine sataşmasının İş Kanunu’nda haklı fesih nedeni olarak sayıldığı, böyle durumlarda işçinin bu tür dedikodusunun, Anayasa ile güvence altına alınmış düşünceyi açıklama özgürlüğüne dayanmadığı da vurgulanmıştır.

İsa Karakaş, Türkiye Gazetesi


MuhasebeTürk


Son eklenenler

Yazilarin tüm hakki Eczacinin Sesi e-gazeteye aittir. Imzali yazilar, yazarlarinin görüs ve sorumlulugu altindadir. Eczacinin Sesi e-gazetenin adi kaynak gösterilmeksizin alinti yapilamaz.


Ana Sayfanız Yapın | Ana Sayfa

Haberler | Yazarlar | Özgür Köşe | Alkol Hesap | İlaç Rehberi | Reklam | Üye Girişi |
Kamu Kurum | Yasal-Mali | Dosya | Kültür-Sanat | Çepeçevre | Söyleşi | Üye Girişi | İlanlar | Duyurular | Dünyada Eczacılık | Arama
TEB | Eczacı Odaları | TEİS | Eczacı Kooperatifleri | Sağlık Bakanlığı | TİTCK | SGK | Reçete Giriş | Gazeteler | TV'ler | İletişim