Yaşa Bağlı İşitme Azlığı ve Bellek Bozuklukları

İŞİTME BOZUKLUKLARI YAŞA BAĞLI BİLİŞSEL GERİLEMEYİ HIZLANDIRIYOR

Yaşın ilerlemesiyle birlikte işitmede ve bilişsel becerilerde değişiklikler ortaya çıkmaya başlıyor.  Tıbbi hastalıklar, psikolojik faktörler,  görme ve işitme bozuklukları gibi duyusal eksiklikler yaşa bağlı bilişsel gerilemeyi hızlandırabiliyor.

Sağlıklı bireylerde de yaşlanmayla ilişkili bazı bilişsel ve işitsel değişikliklerin yaşanabildiğini belirten Türkiye İş Bankası grup şirketlerinden Bayındır Sağlık Grubu, Bayındır Söğütözü Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Büşra Ölmez ve Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Yusuf Ziya Güler, yaşa bağlı işitme azlığı ve bellek bozuklukları ilgili bilgi verdi.

Bilişsel işlevlerdeki gerileme, birçok yaşlı tarafından yaşam kalitesindeki bozulma nedeniyle giderek artan bir endişe kaynağı haline geliyor. Yaşlanmayla birlikte gelen bilişsel değişiklikleri anlamak, normal veya patolojik (hastalık) olanları ayırt edebilmek önem taşıyor. Sağlıklı bireyler de yaşlanmayla ilişkili bazı bilişsel değişiklikler yaşayabiliyor. Kelime dağarcığı gibi bazı bilişsel yetenekler, beyin yaşlanmasına dayanıklı oluyor ve hatta yaşla birlikte gelişebiliyor. Akıl yürütme, bellek ve işleme hızı gibi yetenekler ise zaman içinde yavaş yavaş azalıyor. Bu yeteneklerdeki gerileme hızı kişiden kişiye oldukça değişkenlik gösterebiliyor. 

DEMANS GENELLİKLE KALICI VE İLERLEYİCİ OLUYOR

Yaşlı yetişkinler arasında en yaygın bilişsel şikayetlerden birinin hafızadaki değişiklikler olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Büşra Ölmez, “Halk arasında ‘bunama’ olarak bilinen demans, ‘yerleşmiş, var olan, edinilmiş olan zihnin sonradan yitirilmesi’ anlamını taşıyor. Demans olarak nitelendirilebilecek bir zihinsel bozulma, birden fazla kognitif (bilişsel) işlevi bozarak, kalıcı ve sıklıkla da ilerleyici oluyor. Demansın; işlevsel bozukluğa neden olmuş yani mesleki performans, mali işlerde bağımsızlık, sıradan aygıtların kullanımı, hobiler, ev işleri, kişisel bakım gibi özetlenebilecek günlük yaşam aktivitelerini bozmuş şiddette olması gerekiyor. Burada işlevsel bozukluğun kognitif bozukluğun yansıması olmasına karar vermek önem taşıyor. Unutkanlık yaşayan kişilerin nöroloji uzmanına başvurmaları gerekiyor. Nöroloji uzmanı unutkanlığın nedenini belirliyor ve uygun tedavi planını oluşturuyor. Yaşlılıkla ilişkili bellek bozuklukları yaygın bir sorun olarak karşımıza çıkıyor ancak sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek ve düzenli tıbbi kontroller yaparak bu süreci daha iyi yönetilebiliyor ifadelerinde bulundu.

BU FAKTÖRLER BİLİŞSEL GERİLEMEYİ ETKİLİYOR

Yaşa bağlı bilişsel değişikliklerin kişiden kişiye farklılık gösterdiğini aktaran Uzm. Dr. Büşra Ölmez, “Bilişsel değişikliklerin her bireyde farklı seyretmesinin bir kısmı genetik farklılıklara bağlanabiliyor ve çalışmalarda genel bilişsel yeteneğin yüzde 60'ının genetiklere atfedilebileceği tahmin ediliyor. Tıbbi hastalıklar, psikolojik faktörler,  görme ve işitme bozuklukları gibi duyusal eksiklikler de yaşa bağlı bilişsel gerilemeyi hızlandırabiliyor. Bu durumda, yaşla ilişkili bilişsel gerilemeyi önleyebilecek veya geciktirebilecek belirli faktörlerin olup olmadığı önem taşıyor. Bulmaca çözmek, kitap okumak, bilgisayar kullanmak, müzik aletleti çalmak, egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, bahçe işleri ile uğraşmak, seyahat etmek, kültürel etkinliklere katılmak, arkadaşlar ve aile ile sosyalleşmek ileri yaşta yüksek bilişsel fonksiyonları korumak adına önerilen aktiviteler arasında yer alıyor” diye konuştu.

İŞİTME SORUNU YAŞAYANLAR DİKKAT!

İleri yaşa bağlı işitme azlığının, her iki kulakta simetrik olarak ortaya çıkan ve kelimeleri ayırt etme güçlüğünün eşlik ettiği bir işitme kaybı türü olduğunu belirten Uzm. Dr. Yusuf Ziya Güler, “Başlangıçta genellikle tiz seslerde görülmekle beraber zamanla diğer frekanslarda da tutulum görülüyor. Sebebi ileri yaşın getirmiş olduğu hücresel deformasyonlar (bozulmalar), dejenerasyonlar (işlevin yerine getirilememesi) ve atrofi oluyor. Bunun yanında ailevi yatkınlık, çevresel faktörler, sigara alkol gibi alışkanlıklar, eşlik eden hastalıklar yine birer faktör olarak görülüyor. Bütün hastalarda sebep periferik işitme merkezi denilen iç kulak ve duyma sinirindeki hücrelerde görülen atrofi, dejenerasyon, kalınlaşma ve deformasyonlar olarak karşımıza çıkıyor. İç kulakta hasarın ön planda olduğu bölgeye göre hastaların şikayetlerinde farklılıklar görülebiliyor. Bazı hastalarda bütün frekansları aynı şiddette tutan ve kelimeleri ayırt etme kabiliyetinde daha ılımlı düşmelerin görüldüğü kayıplar olduğu gibi, daha hızlı başlangıç gösteren ve kelimeleri anlama, ayırt etme yeteneğinin hızla kaybolduğu durumlar da görülebiliyor. Bu hastaların tedavisinde yapılabilecek tek şey işitme cihazı önermek oluyor. Özellikle kelimeleri ayırt etmede çok zorluk yaşamayan hastalarda cihazlar çok faydalı oluyor, bu nedenle cihaz kullanmak için çok geç kalınmaması gerekiyor” diyerek sözlerini noktaladı.



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat