İzmir Eczacı Odası Başkanı

Ecz.Tuncay Sayılkan

Önce yıpratıcı ve uzun süren bir pandemi süreci, daha sonra da tarihin en geniş boyutlu ve en ağır depremi sonrasında ortaya çıkan ekonomik kriz her geçen gün biraz daha derinleşti. Alınan tüm önlemlere ve müdahalelere rağmen ülkemizdeki enflasyon çok ciddi boyutlara ulaştı.

Tüm kesimler için yakıcı etkiler oluşturan ekonomik kriz biz eczacıları da oldukça derinden etkiledi. Eczanelerimizdeki başta kira ve personel giderleri olmak üzere, tüm zorunlu giderler birkaç yıl içinde inanılmaz bir hızla artmaya ve eczane ekonomilerini olumsuz etkilemeye başladı.

Bu süreçte ilaç firmaları satış koşullarında, mal fazlalarında ve vadelerde yaptıkları değişiklikler ile bir anlamda kendilerini korumaya almışlar ve yükü eczanelerin omuzlarına bırakmışlardır.

Hatta bazı firmalar KKİ’leri eksik uygulayarak veya hiç uygulamayarak ya da alternatif metodlar üreterek sorun yaratmış ve eczaneler ile vatandaşı karşı karşıya bırakmışlardır.

Dağıtım kuruluşları ise alınan ve alınacak olan ekonomik tedbirler sonrasında 2024 yılının çok zor geçeceğini öngörmüşler ve satış koşullarında yaptıkları düzenlemeler ile kendilerini korumaya yönelik kararlar almışlardır.

Eczanelerde her geçen gün biraz daha artan ekonomik sıkıntı firmaların veya depoların keyfiyeti ile değil İFK’de yapılacak doğru düzenlemeler ile aşılabilir.

Bu zor dönemin eczanelerde olabildiğince az hasarla atlatılmasında son iki yıl içerisinde “İlaç Fiyat Kararnamesi”nde yapılan üç düzenlemenin çok önemli olduğunu biliyoruz.

Nitekim 8 Temmuz 2022,  12 Ekim 2022 ve 14 Mart 2023 tarihlerinde yapılan İFK düzenlemeleri sorunu ortadan kaldırmamış ama bu zor günlerde tam anlamı ile can suyu olmuştur.

Yüksek enflasyon sonrasında çok geç kalmadan İFK’da ülke gerçeklerine uygun  oranda bir düzenleme yapılmalıdır. İFK düzenlemelerinde eksik kalan çok önemli bir nokta ise ‘’baremler yapılan zam oranında artırılır’’ ibaresinin bir türlü kararname içeriğine girmemiş olmasıdır.

Aslında temel sorun ülkemizde sağlık hizmetlerine ve sağlık çalışanlarına bakıştan kaynaklanmakta olup, yaşanan tüm sıkıntıları dile getirmemize karşın  sağlık alanında tasarrufta ısrar eden anlayıştır.

2004’den bu yana yürürlükte olan mevcut ilaç fiyatlandırma sistemi iflas etmiştir. Euro kuruna dayalı sistem nedeni ile ilaca ulaşmak her geçen gün biraz daha zorlaşmaktadır. Kimi firmalar ülkemizdeki faaliyetlerine son vermektedir. Özellikle de ithal ilaçların temininde yaşanan güçlüklerin yanı sıra dünyanın bir çok ülkesinde tedavi süreçlerinde yerini alan bir çok yeni nesil ilaç, mevcut fiyatlandırma nedeniyle ne yazık ki ülkemizde kullanıma sunulamamaktadır.

Biz eczacılar bir yandan ekonomik sorunlarımıza çözüm arıyor, diğer yandan da bulunamayan ilaçları ve aksayan tedavileri yani sağlık alanında yaşanan sorunlara dikkat çeken açıklamalar yapıyor, halk sağlığına olumsuz yansıyan tüm gelişmeler için çözüm arıyoruz.

Görünen odur ki, 2024 yılı hepimiz için oldukça zor geçecek. Uygulanan parasal sıkılaştırma ve diğer ekonomik tedbirlerin dozu yerel seçimler sonrasında biraz daha artırılacak.

Alt alta yazdığımızda onlarca kalemden oluşan zorunlu giderlerimizi olabildiğince azaltmalı, satın alma ve stok yönetimlerine fazlaca özen göstermeliyiz.

Kısacası bu zor dönemde eczanelerimizin ekonomik yapısını korumak için birlikte çalışmalı, gerekli tedbirleri almalı ve her zamankinden çok daha dikkatli olmak zorundayız.

Herkesin emeğinin karşılığını aldığı aydınlık günler dileklerimle…

 

 



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat