2019 yılı sonunda Çin’de başlayan ve nerdeyse tüm ülkelerde etkili olan koronovirüs salgını ile mücadele hız kesmeden devam ediyor. Derinlemesine bakıldığında tablo çok parlak değil, tüm dünyadaki vaka sayısı 4 milyon kişiyi ve yaşamını kaybedenlerin sayısı da 300 bine yaklaştı. Ülkemizde ilk vakanın açıklandığı 11 Mart 2020 tarihinden bugüne Sağlık Bakanlığı bünyesindeki “Bilim Kurulu”nca bazı önlemler alınıyor ve hızla hayata geçiriliyor.

Günlük vaka sayısı, entube hasta sayısı, sosyal mesafe ve izolasyon gibi kavramlar yaşamımıza aniden girmiş oldular. Ama bu zor günlerin başlıca gündemi maske oldu. Virüsle mücadele oldukça başarılı işlere imza atılırken maske krizi ne yazık ki aynı oranda başarı ile yönetilemedi.

Koronavirüs ile mücadele sürecinde yaşama dair birçok şey ötelenmek zorunda kaldı. Önemli sınavlar yapılamadı, kongreler, toplantılar ve bir çok önemli organizasyon iptal oldu veya ileri tarihlere ertelendi.

Ulusal egemenliğimizin 100.yılını yine coşku ile ama bu defa balkonlardan kutladık, bayramlar ve özel günler buruk yaşanıyor. Görünen o ki 14 Mayıs “Eczacılık Günü”müz de bu yıl sembolik olarak kutlanabilecek.

Son günlerde salgınla mücadelede umut veren veriler Sağlık Bakanlığı’nca kamuoyu ile paylaşılıyor, geleceğe yönelik olumlu mesajlar paylaşılıyor. Evde kal çağrıları ve hafta sonları uygulanan sokağa çıkma yasakları oldukça etkili oldu. Yaklaşık 45 gün sonra iyileşen hasta sayısı vaka sayısını geçti, kaybettiğimiz vatandaşlarımızın sayısı azalmaya başladı. İşte bu umut veren gelişimlerin devamında her şey ne zaman normale dönecek soruları da öne çıkmaya başladı.

Normal yaşama dönüş başladığında her şeye yeniden başlamak ve hızla yaraları sarmak gerekecek. Eğitimden turizme kadar birçok alanda her şey neredeyse yeniden başlayacak. Ama ekonomik sorunlar her şeyin önüne geçecek gibi duruyor. Uzun zamandır kepenk açmayan küçük esnaflar başta olmak üzere ülkemizdeki tarım, ticaret ve sanayide eskiye dönmek çok da kolay olmayacak. Ödenemeyen kiralar, personel maaşları, SSK primleri ve ötelenen vergiler ciddi sıkıntıları beraberinde getirecektir.

Dövizdeki ciddi artış yakın zamanda birçok yaşamsal ürüne zam gelmesi ve ithal ilaçların temini ile ilgili yeni sorunların bizleri beklediği anlamına gelmektedir.

Salgın sürecinde çok net olarak anlaşıldı ki maddi kriterle ölçülen birçok şeye sahip olmanın hiçbir önemi yok, sağlıklı olmak her şeyden daha değerli.

Kısacası net olarak görüldü ki, yaşamın temeli sağlık. İşte bu yüzden sağlık çalışanlarının ve sağlık sisteminin önemi geç de olsa fark edildi. Sağlık çalışanlarının bu süreçteki önemi ve emekleri daha net görülmeye başlandı, devamında balkonlardaki o alkışlar geldi.

Sürece bakıldığında gündemimizi maske çokça meşgul etse de kısa süre öncesine kadar horlanan, emeğinin karşılığını alamayan, sıkça şikayet edilen, hatta kimi zaman şiddete uğrayan sağlık çalışanları doğal olarak salgın sürecinin gerçek kahramanları oldular.

Birlikte yaşanan bu acı deneyim sonrasında sağlık hizmetlerine daha çok yatırım yapılması, ulaşılabilir olması ve sağlık çalışanlarının emeklerinin karşılığını alması mutlaka gündeme gelecektir.

Artık sağlık çalışanlarına yönelik iyileştirmelerin hayata geçirilmesi, bu iyileştirmelerin kalıcı olması ve sosyal devletin gereği olarak vatandaşa sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğinin de arttırılması kaçınılmazdır.

Koronovirüs ile mücadelede halk sağlığına hizmeti aksatmayan tüm eczacıları ve eczane çalışanlarını yürekten kutluyoruz. Yaşadığımız tüm zorluklara ve risklere rağmen özveriyle sağlık hizmeti sunmayı sürdürürken üzerimize bırakılan ücretsiz maske dağıtım görevinin getirdiği iş yükü ilaç-eczacılık hizmetlerini aksatmaya ve asli görevlerimiz olan ilaç danışmanlığını sürdürmemizi engellemeye başladı.

Covid-19 salgınında eczaneler birinci basamak sağlık hizmet sunucusu olarak çok önemli görevler üstlendiler. Kimi zaman sağlık çalışanları arasında adımız anılmasa da bu zor dönemde eczanelerimizde özveriyle sunduğumuz sağlık hizmeti ile üzerimize düşeni fazlası ile yaptığımız net olarak görülmüştür.

Özellikle sağlık kuruluşlarına yoğunluğu azaltmak amaçlı kronik hastalıklarda kullanılan ilaçları eczanelerden reçetesiz verilmesi uygulamasında, sağlık kuruluşlarındaki yoğunluğu ve bulaş riskini azaltarak sağlık hizmetini kesintisiz sürdüren eczaneler vatandaşa yönelik bilgilendireme ve doğru yönlendirmeler ile de vaka sayısının artışını engelleyen oldukça önemli bir görevi sürdürdüler.

Sonuç olarak, bu zor günler de geçecek ve yakın zamanda yaraları sarma çalışmaları başlayacak. Bu süreçte kaybettiğimiz meslektaşlarımız başta olmak üzere tüm eczacılar, eczane çalışanlarını ve diğer tüm sağlık çalışanları alkıştan çok daha fazlasını hak ediyor.

Biz büyük bir aileyiz, bu zor dönemi hep birlikte ve en az hasarla aşacağımıza inanıyor, aydınlık günlerde birlikte olacağımıza yürekten inanıyoruz.

Nerede görev yaparsa yapsın, insan sağlığına hizmet eden tüm meslektaşlarımızla gurur duyuyoruz. Bizlere bu gururu yaşatan siz değerli meslektaşlarımızın “Eczacılık Günü”nü en içten dileklerimizle kutluyor, mutlu ve sağlıklı günler diliyoruz…

 

Ecz. Tuncay SAYILKAN

İzmir Eczacı Odası Başkanı



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat