Sağlık harcamaları 'sürdürülmesi zor nokta'ya geldi, yeni önlemler kapıda

Kamu sağlık harcamalarının 2002'den bu yana dört kat artarak 36 milyar TL'ye yükseldiğini söyleyen SGK Başkanı Emin Zararsız, 'Sağlıkta erişilebilen hizmetlerin azaltılması gibi bir durum söz konusu değil. Ancak hizmet sunucular açısından alınması gereken tedbirler var' dedi


BETÜL KOTAN 

ANKARA - Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Emin Zararsız, 2002’den bu yana kamunun sağlık harcamalarının yaklaşık dört kat artarak 36 milyar TL’ye ulaştığını ve bu konuda sürdürülmesi zor bir noktaya gidildiğini belirterek, “Sağlıkta erişilebilen hizmetlerin azaltılması gibi bir durum söz konusu değil. Ancak hizmet sunucular açısından alınması gereken tedbirler olabilir” dedi. Zararsız, sağlıkla atılan yeni adımlar sonucunda getirilen ambulans helikopter, tüm hastaların eşit durumda kolayca istediği hastanede tedavi olabilmesi, ilaca erişimin kolaylaştırılması gibi uygulamaların masrafları artırdığını ve tüm bunların ‘izah edilebilir’ artışlar olduğunu söyledi.

‘Masraflar katlanacak’
Türk Tabibleri Başkanı Prof. Dr. Gencay Gürsoy ise Sağlık Bakanlığı’nın uyguladığı yeni sağlık sistemi nedeniyle kamu sağlık harcamalarındaki artışın kaçınılmaz olduğunu belirterek, “Koruyucu hekimlik yerine tedavi hizmetlerine öncelik veren yeni sistemin masraflı olacağını söylemiştik. Koruyucu hekimliği ön plana çıkarmadıkları takdirde, bu masraflar her yıl daha fazla katlanarak artacak” dedi.
SGK’daki tanışma toplantısında, gazetecilerle biraraya gelen Zararsız, kamuda bütçe çalışmalarının yoğun bir şekilde devam ettiğini, yaşanan kriz nedeniyle bütçe çalışmalarında ‘ince elenip sık dokunduğunu’ söyledi. SGK’nın yeni vizyonuna ilişkin de değerlendirmelerde bulanan Zararsız, “2002’den bu yana kamunun sağlık harcamaları yaklaşık dört kat artarak 36 milyar lira civarına geldi. Bu konuda sürdürülmesi zor bir noktaya gidilmekte” diye konuştu.
Zararsız, kamu sağlık harcamalarının finansmanının sağlıklı ve sürdürülebilir bir noktaya getirilmesi için birçok kurum ve bakanlığın dahil olduğu kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü bildirdi. Emin Zararsız, gereksiz harcamaların ortadan kaldırılması ve verimlilik artışıyla önemli bir tasarruf imkanı yaratılabileceğini vurguladı. Zararsız, şöyle konuştu:
“Önümüzdeki yıl itibarıyla sağlıkta erişilebilen hizmetlerin azaltılması gibi bir durum söz konusu değil. Ancak hizmet sunucular açısından alınması gereken tedbirler olduğunu düşünüyoruz. Önümüzdeki yıl krizin devamı olacak. Özel sektöre de düşen şeyler var. Kriz döneminde özel sektörün de fedakarlıkta bulunması gerekiyor. Kamu sağlık harcamalarına 2007 yılında 26 katrilyon 655 trilyon lira, 2008 yılında 32 katrilyon 250 trilyon lira, 2009 yılındaysa 34 katrilyon 702 trilyon lira para ödendi. Bu yıl yüzde 5.68 artma sözkonusu oldu. Tedavi için harcananlar, ilaç için harcananlardan daha fazla. Bunun yanında, gerçekleşmenin daha ileri noktada olacağı tahmin ediliyor.”

Devlet ne kadar harcadı?
Türk Sağlık Sen’den alınan bilgiye göre devlet memurları için yapılan ilaç, tedavi ve diğer sağlık ödeme toplamı 2007’de 2.697 milyar TL, 2008’de 2.877 milyar TL olurken 2009 için bu rakamın 2.975 milyar TL olacağı tahmin ediliyor. 2008’de devlet memurları için yapılan ilaç ödemeleri 1.085 milyar TL olurken, 2009 itibariyle bu rakamın 1.145 milyar TL’ye çıkması öngörülüyor.
Devlet memurları 2008 itibariyle 671 milyon TL olan devlet hastanesi ödemelerinin 2009 yılı için 680 milyar TL olması bekleniyor. 2008 yılı için 685 milyon TL olan üniversite hastaneleri ödemelerinin 2009 itibariyle 708’e çıkması öngörülüyor. Özel hastaneler içinse 2008’de 436 milyon TL olan ödemelerin 2009’da 442’ye çıkması bekleniyor. Yeşil Kart ödemeleri 2007’de 3.913 milyar TL, 2008’de 3.969 milyar TL olurken, 2009’da 4.109 milyar TL olması bekleniyor.
2008’de 1.284 milyar TL olarak gerçekleşen ilaç ödemelerinin 2009 itibariyle 1.366 TL olacağı tahmin ediliyor. Geçen yıl 2.666 milyar TL olarak yapılan tedavi ödemelerininse 2009’da 2.722 milyar TL’ye çıkması bekleniyor. 2008’de 2.206 milyar TL olan devlet hastanesi tedavi ödemesinin 2009 itibariyle 2.292 milyar TL olması öngörülüyor. 2008 yılında 460 milyon TL olan üniversite hastanesi ödemesininse 2009 yılı için 430 milyon TL’ye inmesi bekleniyor.

Sağlıkçıların gözünden artış nedeni
TTB Merkez Konsey Başkanı Prof. Dr. Gencay Gürsoy, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın ‘sağlık hizmetlerini piyasadan satın alma felsefesine dayandığını’ ileri sürerek son derece masraflı bir sistem olduğunu sürekli olarak dile getirdiklerini, dolayısıyla kamu sağlık harcamalarındaki gözlenen bu artışın kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Yeni sağlık sisteminin koruyucu hekimliğine dayalı birinci basamak sağlık hizmetlerini öteleyen, tedavi hizmetlerine öncelik tanıyan bir yapısı olduğunu savunan Gürsoy, şu önerilerde bulundu: “Bu harcamaları azaltmanın yolu, tedbiri olarak sosyal güvenlik şemsiyesi altındaki hastaların ilaç almasını önlemek olmamalı. Daha ekonomik, daha eşitlikçi, koruyucu hekimliğe öncelik tanıyan bir sisteme geçilmedikçe kamu sağlık harcamalarındaki bu artış katlanarak devam edecek. Hastalığı tedavi etmeyi beklemekten çok, hastalığın ortaya çıkmasını önlemeye çalışmaları gerekiyor. Bunun için sağlıklı beslenme, sigara gibi alışkanlıkları azaltma, insanları fiziksel aktiviteyi artırıcı yaşam tarzı için teşvik etme, düzenli tansiyonunu ölçtürme gibi tedbirler alınmalı.

Üç hastadan biri özel hastanede
Türk Sağlık Sen de 2009 yılı için hazırladığı raporda, kamunun sağlık harcamalarının her geçen yıl biraz daha arttığına dikkat çekti. Raporda, “Özellikle 2007 yılında 22 Temmuz seçimleri öncesinde sevk zincirinin ortadan kaldırılmasıyla birlikte hastanelerdeki tetkik ve tedavilerde artış olmuş, buna bağlı olarak sağlık harcamalarında yükselme görülmüştür” denildi. Bu arada SGK’ya tabi olan hastaların üçte ikisi devlet hastanelerini tercih ederken, üçte birlik kısım özel sağlık kuruluşlarında muayene ve tedavi oluyor. Raporda, sağlık harcamalarındaki artış, “Kamu hastanelerinin ayakta tedavileri yapması sağlık ocaklarının görevini yerine getirmesi ve hastanelerden ayakta tedavi ile ilgili faturaların gelmesi sağlık harcamalarını artırmış, özel hastanelerdeki aşırı denetimsizlik faturaları yükseltmiştir” ifadeleriyle açıklanıyor.

Hizmete erişim kolaylaştı
Emin Zararsız, kamu sağlık harcamalarındaki artışın ‘ambulans helikopter’, ‘ilaca ve sağlık hizmetlerine kolay erişim’ gibi izah edilebilir nedenleri bulunduğunu dile getirerek, “Tüm hastanelerin aynı çatı altına toplanmasından önce çok da adil olmayan bir sistem vardı. 40 milyon insanı toplam 150 hastaneye muhtaç kılıyordunuz. İnsanlar hastaneden sağlık hizmeti alabilmek için gece yarısı gidip muayene için sıra tutuyordu, çoğu hizmete erişemeden geri dönüyordu. Şimdi 70 milyon insan istediği her sağlık kurumunda tedavi olabiliyor. Eskiden zaten sınırlı sayıdaki hastanede az sayıda bulunan eczanelerden insanlar ilaçlarını temin etmeye çalışıyorlardu. Meşhur ilaç kuyrukları vardı. Çoğu insan kuyruklarda beklemeye dayanamayıp ilacını alamadan geri dönüyordu. Şimdi herkes her eczaneden sosyal güvencesi ne olursa olsun ilacını temin edebiliyor. Harcamalardaki ‘izah edilebilir’ artışlar bunlardır.”

Faturalar şişirildi
Zararsız, kamu sağlık harcamalarındaki artışla ilgili “alınacak tedbirlerle özel sektörün karlılığı düşer” gibi bir ön yargıyla hareket edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, özel sektör kuruluşlarının, maliyet unsurlarını değerlendirip önlemler almaları ve verimliliklerini artırmaları halinde karlılıklarını artırabileceklerini belirtti. Zararsız, kuruma yersiz çıkarılan faturalara da değinerek, örneğin üç adet bildirilmesi gereken bir cihazın 35 bin adet bildirilmesi gibi örneklerle karşılaştıklarını söyledi.




Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat