Rafet Şahin'e Yanıtımdır...

 

Ecz. Hakan Gençosmanoğlu

 

 

Bir yazıyı hiç bu kadar "istemeden" yazmadım.

 

Bir yazının hiç bu kadar "değmeyeceğini" düşünmedim.

 

Aslında bu yazıyı Rafet Şahine' de yazmadım…  

 

***            

 

İstanbul Eczacı Odası seçimleri öncesinde Rafet Şahin tam da kendine yakışan bir dille, bize bir dizi saldırı yazıları yazdı. Benim adımı da kullanarak...

 

Hiçbir biçimde, doğruların "kenarından, köşesinden" geçmeyen "küfür yazıları" yazdı.

 

Seçim atmosferinin tozu dumanı içinde.

 

Son derece saygısız bir dil, yakışıksız bir tutumla...

 

Öyle ya da böyle, kendi başkanlığı döneminde bir “tabela derneğine” dönüşmüş olsa da Çağdaş Eczacılar Derneği Başkanı’na yakışmadı… Ama Rafet Şahin’e yakıştı.

 

Kendini tüm Çağdaş Eczacılar adına konuşabilecek,yetkili görebilecek kadar da haddini bilmez…

 

Yazısını İstanbul Eczacı Odası'nın forum sayfasına, iktidar erkini kullanarak "sabitlettirebilecek" kadar da ölçüsüz...

 

Tüm İstanbul eczacılarına ait olan, İstanbul Eczacı Odası resmi web sitesi’ ni kullanabilecek kadar…

 

Aslında buraya sözcük sözcük alıp tümünün doğru olmadığını kanıtlarım. Ama yapmayacağım…

 

 

Bu kadar konuşmayı, yazmayı seviyordun da 15 Eylül’de yapılan İstanbul Eczacı Odası Genel Kurulunda neden konuşamadın?...

 

***              

 

14 Ocak mitingi öncesi, miting tertip komitesi toplantısında, toplantı katılımcılarını, mitingde konuşma hakkı alabilmek için tam dört saat tartıştırabilen Rafet Şahin, siyasi hırslardan söz ediyor…

 

Hiçbir görevi olmadığı halde, miting boyunca, miting platformunda en ön yerde "boyunu gösteren" Rafet Şahin, "siyasi şov" dan söz ediyor..

 

O sarıldığı İstanbul Çağdaş Eczacılar Meclisi'nin kendisine verdiği "Başkanlık Adaylığı" nı taşıyamayan, dizleri titreyen, korkup geri çekilen, meclise gelip bir açıklama bile yapamayan Rafet Şahin, “siyasi korkulardan” dem vurdu. Üstelik “oyları bölmeyin AKP’ liler gelir”, diyerek de seçim aldı. AKP ‘ye yazdığı “övgü dolu” yazıları unutarak…

 

Ne yazmalı, hangi birini yazmalı, nasıl yazmalı...

 

Emeklerimizin, sorumluluk duygularımızın, taşıdığımız ağırbaşlılığımızın üzerinde, arkadaşlarıyla birlikte nasıl acımasızca tepindiğini mi...

 

İki yıldır örgüt içinde nasıl bir keyfi yönetim kurarak, kendinden olmayanlara nasıl bir tasfiye hareketi başlattıklarını mı…

 

Saflarımıza, örgütümüze, nasıl sorumsuzca bir "etnik kimlik" tartışması soktuğunu mu...

 

Sıkışınca "kendince" nasıl geri adım attığını mı...

 

Hangisini yazmalı...

 

Örgüt disiplininden söz edene bakın ; Rafet Şahin...

 

Ben buradan Rafet Şahin' e sesleniyorum ; "-Bunları anlatacağına, şu yargılattırmak için bir zamanlar çok hevesli olduğunuz eski yöneticilerden birine 2005 yılı seçimleri öncesi ne teklif ettiğinizi kamuoyu önünde anlatın. Hani şu ; siz liste çıkartmayın, biz davaları geri çekelim teklifinizi. Bunları anlat"

 

İnsanlar "kirli siyasi ittifak girişimi" ne demekmiş, anlasın...

 

Anlatta herkes bilsin…

 

Domaç'ın aleyhine yazıyorsun... İyi, güzel... O zaman Türkiye platformunda ki ortaklıklarını anlat... Dürüstçe, doğrusunu... Anlatta, insanlar "siyasi ikiyüzlülük" örneği ne demekmiş görsünler.

 

Ayrıca,yazılarında, konuşmalarında "magazin" esintileri görüyorum. Magazin malzemesi arıyorsan yine yanlış yere bakıyorsun...

 

Tıpkı ; “kimi yerlere bilgi akışında ve yaygınlaştırılmasında” yanlış yerlere baktığın gibi…

 

Aslında doğruları sen de biliyorsun da işine öyle geliyor…

 

Başkalarının düşüncelerini çalıp, "-İşte bizim projelerimiz.." diyerek, sunma... Ayıptır...

 

Emeğe saygı lafla olmaz. Emek ver...

 

Çağdaş Eczacılar Derneği’nin ve İstanbul Eczacı Odası’nın olanaklarını da kendin için kullanma… Çok istiyorsan, git emek ver, çalış, kendi olanaklarını yarat… Becerebilirsen tabi…

 

***

 

Bizim için, İstanbul Eczacı Odası’na ve Çağdaş Eczacılar’a zarar gelir kaygısıyla “sineye çekme” dönemi, artık sonlandı…

 

***       

 

Buradan bir defa daha tüm eczacı odalarının ve Çağdaş Eczacılar Derneğinin dinamiklerine sesleniyorum ;”-Size hiç kimseyi sırtlamamanızı öneriyorum. Hiç kimseyi…”

 

***   

 

Bize gelince; doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz…

 

Ülkemiz için… Mesleğimiz için…

 

“Yalan”a inat…

 

Yalancıların yalanlarını suratlarına çarpa çarpa…

 

Gerçeklerle yüzleştire yüzleştire…



Dosya

Özgür Köşe

Dünyada Eczacılık

Sektörel Bakış

Çepeçevre

Kültür Sanat